banner276

Emekçi Kadınların Toplumdaki Yeri

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Toplum Gönüllüleri Öğrenci Topluluğu tarafından "Karaman’da Kadın Olmak" konulu panel düzenlendi.

Emekçi Kadınların Toplumdaki Yeri

KMÜ Edebiyat Fakültesi Uygulamalı Sosyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oya Açıkalın Rashem’in moderatörlüğünde ev hanımı olan Emine Gökaltın ve Semiha Oğuz, bakıcı anne olarak görev yapan Havva Eke ile kafeteryada çalışan Yaşar Cüccam konuşmacı olarak katıldığı programa davetliler ve öğrenciler katıldı.

Sohbet havasında gerçekleşen panelde Emine Gökaltın, Semiha Oğuz, Yaşar Cüccam ve Havva Eke tek tek kendi hayat hikayelerini dinleyicilerle paylaşarak; kadının önemi, Karaman’da kadın olmanın avantaj ve dezavantajları, kadın hakları için gerek bireylerin gerekse devletin neler yapması gerektiğini konuştu.

Kendisi üniversite kafeteryasında çalışan ve kızı Edebiyat Fakültesinde okuyan Yaşar Cüccam, “55 yaşında, 2 çocuk annesiyim. Psikolojik ve Rehberlik Danışmanlık Bölümünü üçüncü sınıfta terk edip evlendim ve şuan çok pişmanım. Kendim pişman olduğum için yürüme engelli kızımı sırtımda okula getirip götürerek okutmaya çalışıyorum. Eşimden ayrıldım. Oğlumun desteği ve kendi emeklerimle mücadele etmeye devam ediyorum.” dedi.

Emine Gökaltın, “51 yaşında 3 çocuk annesiyim. İyi bir eşim ve güzel bir ailem var. Eşimle 17 yaşında tanışıp evlendim. Erken yaşta evlenip beş yıl gibi kısa bir sürede üç çocuk dünyaya getirdiğim için pişmanım. Eşimden yana hiçbir problemim olmamasına rağmen okuyup kendi ayaklarımın üzerinde durmak isterdim. Evde salça, yemek yapıp satarak yine de kendi ihtiyaçlarımı karşılıyorum.” şeklinde konuştu.

Semiha Oğuz ise 58 yaşında, evli ve 2 çocuk annesi olduğunu belirterek, “20 yıl gibi bir süre boyunca halı dokuma işinde çalıştım. Kadının yok sayıldığı bir toplumu medeniyet ölçüleri çerçevesinde değerlendirmek mümkün değildir. Bu dünyada sadece erkekler yok, biz de varız ve biz emekçi kadınlarız. Kadınlar varsa demokrasi vardır.” dedi.

Bakıcı anne olarak çalışan Havva Eke ise “Hayatın zorluğu benim için çok küçük yaşta başladı. 38 yaşındayım ve 2 yaşında babamı kaybettim. Dört kardeşimle birlikte annem bizi çok zor şartlar altında büyüttü. Küçük yaşlardan beri çalışma hayatının içerisindeyim, gücümü ve başarımı annemden aldığımı düşünüyorum. Annemi daha sonra kanserden kaybettik. Evlendim ama çalışma hayatını bırakmadım. Eşim ve çocuklarımla çok mutluyum. Kadının; anne, kız kardeş, evlat hangi vasıfla olursa olsun her gün kıymeti bilinmeli.” dedi.

Panelin sonunda değerlendirmede bulunan Doç. Dr. Oya Açıkalın Rashem şunları ifade etti: “Kadınlar olarak, olduğumuz gibi var olmayı, kendimizi gizleyerek var olamayacağımızı önemsemeliyiz. Kadına cinsel bir obje olarak bakılmaktan vazgeçilmeli ve kadın olduğu gibi kabul edilmelidir. Kadınlar erkeklerle ittifak kurmalıdır. Dayanışmasız tekil özgürlükle bir yere varılamaz. Erkekler ve kadınlar yetiştirilirken eğitim çok önemli ve her yaşta gereklidir. Devlet eşitlikçi politika benimseyip denetimi artırmalıdır.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER