banner262

Ermenek Maden Faciasi Davasinda Ilk Durusma Sona Erdi

Karaman’in Ermenek ilçesinde 18 maden isçisinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasi davasinda, üç gündür devam eden ilk durusma tamamlandi. Durusmada son olarak sanik avukatlari savunmalarini yapti, dava ileri bir tarihe ertelendi.

 Ermenek Maden Faciasi Davasinda Ilk Durusma Sona Erdi

Ermenek Agir Ceza Mahkemesi’nde görülen maden faciasi davasinda sanik avukatlari savunmalarini yapti. Mahkemede ilk olarak söz alan tutuklu saniklardan Ermenek Cenne Linyit Kömürü Isletmesi Müdürü ve hissedari Abdullah Özbey’in amcasinin oglu olan avukati Abdullah Özbey, bu isletmenin 1-2 yillik degil 50 yillik bir isletme oldugunu belirterek, “Bu süreçte 44 kisi hayatini kaybetmis. Sakin yanlis anlasilmasin, madenciligin bir refleksi vardir, madenin giris ve çikisinda herkesin bir sorumlulugu vardir, yer alti her an çalismaktadir. Bu süreci bilmek gerekiyor. Görülmekte olan bu davada saniklarin menfaat birligi yoktur, menfaat çatismasi vardir. Saniklar birbirinin hasmi durumundadir. Müstekiler de bu durumdan zarar gören taraftir. Bu olayi bizce aydinlatacak olan saniklar ya da müstekilerin ifadeleri midir, yoksa belgeler midir? Bu davanin aydinlatilmasinda davanin asli unsurunun hazir olmadigi bir durusma düsünülemez. Su anda fiili durum bilirkisi raporuna göre düzenlenmistir. Bunlarin hepsi bir kural hatasidir, mizrak çuvala sigmamaktadir. Bu bilirkisiler üzerinde nasil baski yapildigini sahitlerle dinletmek istiyoruz. Bilirkisiler anayasayi çignemislerdir. Aralarinda bir tane hukukçu bulunmamaktadir. Baskasinin kusur ve ihmalinden dolayi müvekkilim 7 aydir tutuklu bulunmaktadir. Müvekkilim bu davada sanik bile olmamasi gerekirken, hem sanik sandalyesinde oturuyor, hem tutuklu durumda bulunuyor. Bu sahada daha önce meydana gelen 30 davada ruhsat sahibi hiçbir sekilde yargilanmamistir. Dünyadaki hesap kolaydir ama mahseri vicdan galip gelecektir” dedi.

Sanik Abdullah Özbey’in diger avukati Tevfik Bugdayci da, “Bilirkisiler madeni hiç görmeden, asagi inmeden rapor veriyor. Bence görevi kötüye kullanma suçu islediler. Türkiye’de hukukun en büyük sorunu bilirkisilerin bilirkisi olmamasidir. Bilirkisi raporu sahtedir. Bilirkisi raporunda tüm haritalarda Abdullah Özbey’in imzasi var diyor. Gördün mü haritalari? Görmedin. Ermenek Cumhuriyet Savciligi'nda bilirkisi hakkinda suç duyurumuz var. Telefon kayitlari incelenirse nasil bir baski altinda olduklarini görecegiz. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devleti. Anayasa ne diyor, herkes kanun önünde esit ama müvekkilim yargilaniyor esitlik falan yok. MIGEM’ciler yargilaniyor mu? Hayir. Neden? Bakanlik izin vermiyor. Anayasa falan yok. Insanlar esit falan degil” seklinde konustu.
AVUKATI ABDULLAH ÖZBEY'IN TAHLIYESINI ISTEDI
Abdullah Özbey’in bir diger avukati Gülay Özsahin de, “Müvekkilim kusursuzdur. Bütün Türkiye’nin gözü burada. Olasi bir tahliye kararinda biz basina ne açiklayacagimizi bilmiyoruz. Müvekkilimin geliriyle dalga geçiliyor. Müvekkilimin kazandigi para diger sirketlerden. Müvekkilimin beraatini istiyoruz. Ayrica bugün tahliyesini istiyoruz. Müvekkilim ne ile suçlandigini bile bilmemektedir, nasil savunacagini da bilmemektedir” dedi.
Ermenek Cenne Linyit Kömürü Isletmesi'nin teknik nezaretçisi Ali Kurt’un avukati Süheyla Sahin de, “Eski imalat haritasi müvekkilimde bulunmamaktadir. Müvekkilimden topograf veya jeoloji uzmaninin yaptigini yapmasini beklememek lazim. Unvaninda teknik ismi geçtigi için suçlu ve sorumlu bulunmustur. Müvekkilim teknik nezaretçi sifatiyla görevini layikiyla yerine getirmistir. Sürekli defterlerde eklemeler var, kalemler degistirilmis denildi. Bu adam sahtekar olsa yaninda tek kalem tasir tüm notlarini onunla yazardi. Madene indiginde sorunlar düzelmisse üzerini çiziyordu. 1 gün önce gelseydi müvekkilim de ölmüs olacakti. Müvekkilim iyi olusturulmus bir senaryo içine oturtulmaya çalisiliyor, bu sekilde suçlaniyor. Adalet adina üzücü bir durumdur. Oradaki teknik ve jeolojik çalismalarin hiçbirisi teknik nezaretçinin görevi degildir. Jeoloji mühendisinin yapacagi isi teknik nezaretçi yapmaz. Müvekkilim MIGEM’e verilen projeler dogrultusunda çalismistir. Eksiklik görseydi zaten gidermek için görevini yapardi. Sanki herkes dogruyu söylüyor da teknik nezaretçi yalan söylüyor gibi bir hava var. Bunlarin hiçbirisi kabul edilemez. Tamam benim müvekkilim kusurlu, peki diger uzmanlar nerede? Su an benim müvekkilimin ailesinin gözleri yasli, çocugu babam sahtekar mi diye bana soruyor. Biz yüce Türk adaletine güvenmekteyiz. Müvekkilimin üzerine atili suçlamalarda bir kasti yok. Ileride beraat edecek olmasi kuvvetle muhtemeldir. Müvekkilimin tutuksuz yargilanmasini talep ediyorum” diye konustu.
SAFFET UYAR'IN AVUKATI SEREF HAN: "SAFFET UYAR, MAHKEMEDEN TAHLIYE DEGIL SADECE ADALET TALEP EDIYOR"
Daha sonra Has Sekerler Madencilik Sirketi’nin sahibi Saffet Uyar’in avukati Seref Han savunma yapti. Av. Han, “Müvekkilim ölen 18 kisiyi evlatlari olarak görüyor. Benim müvekkilim onur ve gurur sahibi bir insan. Onunla görüstügümde, bana, ‘yarin ne olacak’ dedi. Sana ‘sondaj makinesi ve MIGEM’den maden ocagina ait planlari istememen’ konusunda suçlaniyorsun, bunlari anlatip senin tahliyeni talep edecegiz dedim. Sondaj makinesi olsa kaza olmayacakti gibi bir imaj var, bunu degistirmek lazim. Basyukaridaki genislik, sondaj 1,5-2 metre. Sondaj makinesi en az 3 metre. Basyukarilarda makinenin yukari dogru kullanilmasi mümkün degil. Saffet Uyar bugün mahkemenizden tahliye talep etmiyor efendim, sadece adalet talep ediyor. Bu kazanin gerçek sorumlulari bu mahkemeye çikmadi bile. Saffet baba bana soruyor, ‘benim ogullarim niye öldü, bunun açiga çikmasini sagla’ diyor bana. Meslektaslarima katiliyorum madencinin fitratinda yoksa ölüm, hakimler ve savcilar bulabilecek mi gerçek suçlulari. Bugün tahliye talep etmememizin sebebi bu feryadin tüm Türkiye’den duyulmasini istememizdir” diye konustu.
Avukatlarin savunmalarini tamamlamasinin ardindan söz alan savci, “Magdurlarin davaya katilma taleplerinin kabulüne, Ses ve Görüntü Bilisim Sistemi (SEGBIS) vasitasiyla tüm saniklarin dinlenmesinin müzekkere yazilmasina, yeni bir bilirkisi raporunun diger ifadelerden sonra alinmasi gerektigi için simdilik reddine, Naci Özsoy için zorla getirtilmesine, bir kisim müsteki vekillerinin Yavuz Özsoy hariç tutuklama taleplerinin reddine, saniklarin tutukluluk hallerinin devamina, Yavuz Özsoy hakkinda tutuklama talebiyle yakalama kararinin çikartilmasi mütalaa olunur” dedi.
Savcinin mütalaasinin ardindan mahkeme heyeti yarim saat ara verdi.
Aranin ardindan kararini açiklayan mahkeme heyeti, tutuklu saniklar Abdullah Özbey, Saffet Uyar ve Ali Kurt'un tutukluluk hallerinin devamina, alinan beyanlar ve toplanan deliller nedeniyle kuvvetli suç süphesini artiran Has Sekerler Madencilik Sirketi’nin daimi nezaretçisi maden mühendisi Yavuz Özsoy’un tutuklanmasina, diger saniklarin tutuksuzluk hallerinin devamina, Naci Özsoy hakkinda mahkemeye zorla getirilmesine karar verdi. Tutuklu sanik sayisinin 4'e çiktigi dava, 7 Temmuz 2015 tarihine ertelendi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner271