banner276

Karamanli Sairler, Rektör Yardimcisi Karatas’i Elestirdi

Ilimizde bulunan halk ozanlari ve sairler ortak bir açiklama yaparak “Türk Siirinde Karaman” isimli yeni yayinlanan kitabin yanlislarla dolu oldugunu belirttiler.

Karamanli Sairler, Rektör Yardimcisi Karatas’i Elestirdi
Hikmet Elitas, Mustafa Doganer, Mustafa Kartal, Ibrahim Sasma, Ali Badem, Ahmet Yildirim, Ali Özgür, Mehmet Ataroglu, Mehmet Kumlu, Zikri Aliyar, Fatih Avci, Ahmet Çelebi, Durmus Çetinkol, Halil Özdogan ve Sadettin Bulut’un imzalarini tasiyan açiklama söyle; “Yillarini edebiyata, Türk Siirine ve Milli mirasimiza hizmete adamis Karaman’li sairler olarak; bu güne kadar Karaman ile ilgili ister mimari alanda olsun, ister kültür ve sanatsal alanda olsun her ne çalisma yapildiysa, bir alin terine, bir yürek atisina tanik olduk ise; güzel olan her seyi, hos olan her seyi takdir ettik. Hele bu kültür ve sanat alaninda olmus ise bizim için daha bir önem kazandi.
Tabii edebiyata siire gönül verdigimiz; edebiyatla,halk kültürüyle hasir-nesir oldugumuz uzun yillar içinde bu günkü üzüldügümüz gibi üzülmedik hiç. Geçtigimiz günlerde, hazirlayanlarin Turan Karatas, Onur Aykoç, Hakan Sevindik ve Mert Öksüz olduklarini kitap üzerinden okudugumuz“Türk Siirinde Karaman” isimli yeni yayimlanmis bir kitap geçti elimize. Hocamiz Turan Karatas’in emeklerinin yogun oldugunu anladigimiz bir kitap. Çalisilmis hazirlanmis, her esere saygimiz var. Var çünkü ortada bir alin teri var, bir emek var. Var Çünkü burada bir yürek çalismasi, bir gönül birligi var, bir gönül verme, bir yürek koyma mevcut diye düsündük ilk önce.
Daha sonra kitabi inceledikçe bu düsüncemiz azaldi. Ve maalesef kitabi inceleyip, kendi birikimlerimizle degerlendirdigimiz zaman; kendi siir bilgimiz harmanlayip analiz ettigimizde gördük ki yapilan bu çalisma hepimizi üzecek boyutta idi.
Temmuz ayinin ilk haftasinda Ögretmenevi sosyal tesislerinde Konu ile ilgili yaptigimiz toplanti sonucu karar verdigimiz görüs, düsünce ve fikirlerimizi kamuoyu ile paylasma lüzum ve zaruretini hissetmis bulunmaktayiz.
Söyle ki;
1-Bahsi geçen kitabin ilmi ve bilimsel bir yönü bulunmadigi açikça görülmekte. Bu çalisma arastirmadan uzak, tamamen alinti olup, kes-kopyala metod ve modeli üzerine kurulmustur. Kitapta eserlerin alindigi yerler kaynakça veya faydalanilan kaynaklar bölümünde gösterilmedigi gibi dipnotta kullanilmamis. Biliriz ki dipnot kullanilmasinin faydasi daha çok okuyucu için olup, bilimsel çalismanin olmazsa olmazidir. Dipnot ile okuyucu, yazarin o fikri, o eseri veya siiri nerden aldigini ögrenmis olur. Bu sayede atif yapilan ilgili eseri de tanimis olur. Diger yandan dipnot ayni zamanda emege sayginin bir ifadesidir. Kaynakçada öyle. Yoksa intihal olur. Intihal de olmustur.
 2-Bahsi geçen kitapta siirlerine yer verilen ve görüsüldügü kitabin ön yazisinda veya Akademi dergisinde belirtilen bizlerle görüsme veya görüsmeler yapilmamis, bilgi ve olurlarimiz alinmamistir.
Bakin eger bu sairlerden bir tanesi olan Sayin hocamiz, üstadimiz Bekir Sitki Erdogan’la görüsülseydi siirin son dörtlügünün nasil yazilmasi gerektigini söylerdi.
3-Siirlerin özellikle Karaman siirleri olmasi ayri bir öneme haizdir. Söyle ki: Kitaptaki siirler hazirlik asamasinda eksik ve fazla yazilmis, imla kurallarina uyulmamis, imla hatalari yapilmis, siirler yazim hatalariyla doludur. Karaman için her yapilani takdir etmisizdir, fakat bu çalismayi bir edebiyat hocasina, bir edebiyatçi ekibe yakistirmakta bizler çok zorlandik. Yapilan bu çalisma esnasinda Karaman siirlerinin zarar görmesini hos karsilamiyoruz. Bu eserler yarinlara böyle intikal etmemeli. Bunun için üzüntü içindeyiz. Hele göz bebegimiz Edebiyat fakültesinin dekaninin bunu yapmasi Karaman için çok üzücü olmustur. Eserlerdeki hatalar küçümsenmeyecek boyuttadir. Siirler zarar görmüs, tabir yerinde ise dejenere olmus, siirlerin kimyalari bozulmustur. Sairinden/yazarindan baska kimsenin siire müdahale etme hakki yoktur. Bu güne kadar birçok çalismaya tanit olduk, içinde bulunduk, disinda bulunduk, kiyisinda olduk ama böyle vasat bir çalismaya tanik olmadik. Çalisma ahlaki degildir. Iste bu çalismanin ahlaki olmamasi bizi üzmüstür, yaralamistir.
4-En önemlisi: Yapilan bu çalisma ile 5846 sayili fikir ve sanat eserleri kanununa muhalefet edilmistir. (Lakin; bu kitapta siirlerine yer verilen tüm sairler hukuki açidan haklarini arama konusunda ferdi harekette serbest olmakla beraber Karaman kültürü ve edebiyati ve saire yakisan edebi ahlak ön planda tutulmalidir.)
5-Kitap imla ve yazim hatalari ile doludur. Siirlere ilaveler ve çikarmalar yapilmistir.
Bakin;
- Kitabin 27.sayfasindaki Halide Nusret Zorlutuna’ya ait Yunus’un Türbesindeki baslikli siirin 3 ncü dörtlügünün son satiri “Göklerde söner yanar….” diye yazilmis. Dogrusu “Gözlerde söner yanar” olacakti.
-Yine ayni siirin birinci satiri bile yanlis yazilmis. “Penceren her mevsim açiyor türlü renkler” cümlesi türlü renkleri diye yazilmis.
-Yine birinci dörtlügün üçüncü satirindaki “Bu çiçekler bekliyor ümit denen bahari”   satirindaki bekliyor kelimesi besliyor seklinde yazilmis.
-78-79 sayfalardaki YücelAtalayer’e ait siirin son dörtlügündeki “Yunus’ça söylesir diller” yerine, “Yusuf’ça söylesir diller seklinde yazilmis.
-44.sayfadaki Ahmet Tufan Sentük’e ait Karaman ve Sen isimli siirde “Gözleri bulutlarda” yerine Gözleri yagmur yüklü bulutlarda yazilmis.
Rengarenk açilir güller çiçekler yerine, Rengarenk açilir çiçekler güller yazilmis.(Dikkat edilirse sairin çiçeklerle sokaklar kelimelerini kafiye yaptigi anlasilir idi)
-Siirin ilerleyen satirlarinda; Selçuklular, Karamanogullari, Osmanlilar ve daha” yerine Osmanlilar kelimesi çikarilmis “Selçuklular, Karamanogullari ve daha” seklinde yazilmis.
-68.sayfadaki Ali Riza Çopura ait siirin 2. dörtlügündeki “Mehmet Bey’im ferman etmis duyurmus” yerine buyurmus yazilmis.
-Yine Mehmet Çinarli’in Ermenek Yollari siirinde birçok yazim ve imla hatasi mevcut.
-A.Talat Duru’ya ait siirde Sairin ismi yanlis yazilmis. “Tarihlerde destanin var yerine tarihlerde destani var yazilmis.
-Isa Oguz’a ait siirin son dörtlügünün üçüncü satirindaki Hatun ama Hanin ana seklinde yazilmis.
-Yine Mehmet Ataroglu’a ait siir, Mustafa Doganer’e ait Karaman-2 siiriile yine Yilmaz Simsek’e ait Canim Karaman siiri yanlis ve kesik yazilmistir.
—Kitaba bakivermekle tespit ettigimiz hatalar bunlar. Kitap oturup incelendiginde eminiz ki telafisi mümkün olmayan birçok hata ortaya çikacaktir.
6-Ayrica basta Turan Karatas ve Ekipteki hocalara sorumuzdur: Kim yazdigi belli olmayan önsözde Il Halk kütüphanesinin özel bölümündeki siir kitaplarindan seçildigi söylenen siirler, Karaman Sairler Antolojisinden alinan siirler hangileridir. Kitapta 64-65. sayfada yer alan Sana Gelen Sefa Buldu Karaman, Kitap Sonundaki Badem Ali-Öksüz Ozan Atismasi ile Erol Sahiner-Kul Nuri atismasi,184. Sayfadaki Nasil Anlatayim isimli siir, Mustafa Doganer’e ait Karaman-1,2,3 siirleri, Hikmet Elitas’in Ermenek Güzellemesi ve Karaman’da Ararsan isimli siirler, Zikri Aliyar’a ait Karaman’im isimli siir Asik Mehmet Ataroglu’na ait Karaman ve Yunus ile Karaman isimli iki siir, Asik Bayram Denizoglu’nun Methiye baslikli siiri, Selahattin Kazanoglu’na ait Karaman isimli siirleri nerden buldunuz, nerden aldiniz. Tarafimizda bu siirlerin sairin kendi el yazisi ile dosyamizdan çikarir size beyan ederiz, siz nerden aldiginizi söyleyebilir misiz.
7-Hazirlanan kitapla hazirlayan ekibin kurum ve kuruluslardan maddi ve manevi çikar elde ettikleri açik olup böyle bir hakki nereden aldiklarinin açiklanmasini istemekteyiz.
—Sonuç olarak; Bu çalisma ile kültür insanlarinin ilim adamina güven duygusu zedelenmis, ahlaki ve hukuki degerlere güven azaltilmistir. Kitabin hazirlanmasinda etik düzen izlenmemis kamu yarari dogrultusunda halkin ve sanatçinin üniversite ve ilim adamina olan güveni kaybolmustur. Bilinmelidir ki hiç kimse sairlerin, ozanlarin alin terinden maddi ve manevi katki saglamamali, saglamaya kalkmamali. Çikar saglamak amaç ve dogrultusunda yapilan çalisma sonucunda edebiyat insanlarini üzmemeli.
Ayrica Sayin Turan Karatas’in Karaman’da haber yayini yapan internet sitelerine 2009 yilinda gönderdigi “Âsiklari Karaman’a çagirsak, oturup türkü çigirsak” baslikli yazisi altinda Karamanli sairlerin nasil karalandigi ve haksiz bir sekilde nasil elestirildigi de bilinen bir gerçektir. Siire gönül vermenin, siirle ugrasmanin, siir okumanin ve yazmanin neredeyse suç olarak görüldügü yazida aynen su ifadeler yer aliyordu “Güdülenmis zihinlerden ve gönüllerden degerli zevkler zuhur etmiyor. Söz konusu etkinlik sebebiyle salonu dolduran insanlarin teveccühüne bakarsak (mesela el saklatmalarina) ortada sanatsal bir deger söz konusu. Hâlbuki sahneden “siir” namiyla sunulan sözlere kulak verdigimde böyle bir “deger”den söz edemeyiz. Ortada aleladenin disinda bir “yaratim” yok. Üç bes heveskârin kendilerini tatmin çabalari vardi ve bu çok dogaldi…” Yukaridaki ifadelerle Karamanli sairlerin onurunu kiran Turan Karatas, onurunu kirdigi sairlerin siirlerini “Türk Siirinde Karaman” isimli kitapta kullanarak kendi içinde düsmüs oldugu tezati gün yüzüne çikarmaktadir.
Bir ildeki görev yapan üniversite görevlisinin o ilin insanlariyla müsbet halde bulunmasi, iyi geçinmesi, her ortamda isbirligi içinde olmasi gerektigini düsünüyoruz”dendi.
 
 
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER