banner286

Konya, Karaman, Mersin Sanayi Ve Ticaret Koridoru Projesi Sonuç Raporu Açıklandı

Kalkınma Bakanlığına bağlı Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının, TÜBİTAK Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) ile birlikte yürüttüğü “Konya-Karaman-Mersin Sanayi ve Ticaret Koridoru Oluşturulmasına Yönelik Etüt ve Fizibilite Projesi” yapılan kapanış çalıştayı ile son buldu.

Konya, Karaman, Mersin Sanayi Ve Ticaret Koridoru Projesi Sonuç Raporu Açıklandı

Novotel’de düzenlenen programa, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, MÜSİAD Konya Şubesi Başkanı Ömer Faruk Okka, TÜSSİDE Müdürü Tezer Battal, Konya, Karaman, Mersin illerinin kamu kurum ve kuruluşlarının il müdürleri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

Altunyaldız; “Ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde kullanmak zorundayız”

Konuşmasına, önceki gün Afrin’de hain pusu sonucu hayatını kaybeden güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm Türkiye’ye başsağlığı dileklerini ileterek başlayan Konya Milletvekili Ziya Altunyaldız, Türkiye’nin, bölgesinin ve küresel istikrarın garanti altına alınması, bölgedeki terör örgütlerinin temizlenmesi adına başlattığı Zeytindalı Harekâtının planlandığı şekilde yürütüldüğüne ifade etti.

KOP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı ile TÜSSİDE’nin; üretim kapasitesinin artırılması, Türkiye’nin rekabetçiliği, gelişimi ve kalkınması adına yeni bir projeyi hayata geçirdiklerini belirten Milletvekili Altunyaldız, “Yeni bir üretim ve ticaret hattını, Konya, Karaman, Mersin Ticaret Koridorunu bu kapsamda bölgesel ve küresel rekabette öne çıkan bir alan olmasını rafine eden önemli bir çalışmayı ortaya koydular. Ülkemizin kaynaklarını en iyi şekilde en maksimum düzeyde kullanmak zorundayız. Dolayısıyla kaynakların hem dengeli dağılımını hem de kalkınmanın en rekabetçi bir şekilde yapılabilmesini sağlamak, bununla ilgili programları çalışmaları ortaya koymak, bunun metodolojisini pratiğe geçirmek gibi bir yükümlülüğümüz var. 16 yıldır hükümetlerimiz olarak, ülkemizin kaynaklarını maksimum düzeyde kullanarak milli gelirimizi 3 katından fazla artırmayı, kişi başına milli geliri 3,5 katı civarında artırmayı başardık. Şimdi daha ileriye, ülkemizi yüksek gelir grubuna taşımak istiyoruz. Bunu başarmanın yolu da küresel trendleri doğru okumak ve bu trendlere uygun bir şekilde yükte hafif pahada ağır, rekabetçi ve bir anlamda tüm rekabet unsurlarını entegre eden bir anlayışla lojistiği, ticareti, üretimi senkronize eden bir yaklaşımla ortaya koyan ve küresel alana taşıyan bir anlayış. Marmara havzası özellikle endüstriyel alandaki üretimiyle çok yoğunlaştı ve başka alanlara doğru üretimin kaydırılması ya da mobil bir hale getirilmesi gerekiyor. Marmara havzasına özellikle imalat sanayine yönelik yeni yatırımların yapılması yerine bölgeyi Ankara’dan başlayan bir koridorla Konya’yı, Karaman’ı ve Mersin’i içine alan hem üretim hem lojistik hem ticaret koridorunu ülkemizin hizmetine sunmak ve mümkün olursa bu bölgeyi mega bir endüstri bölgesi ilan edebilmek için özel şartlar ve teşvikler oluşturabilmek suretiyle hem küresel yatırımcıları hem bölgesel yatırımcıları hem de ülkemiz içerisindeki yatırımcıları bölgeye çekmek istiyoruz. Bunun için altyapı mutlaka şart, lojistik sorunlarının çözülmesi şart. Bu anlamda bölgemizde yürütülen projeler var. Öncelikle Konya Karaman Mersin demiryolu hattı projesinin bir an önce bitirilmesi bu projenin ve bölgenin olmazsa olmazı. İnşallah 2018 yılı içerisinde Karaman hattımızın açılmasıyla, 2020’lı yılların başında da ikinci fazın tamamlanmasıyla hedeflerimize ulaşacağız” dedi.

Bostancı; “Rekabet için sektör ve ürün odaklı değerlendirmelere ihtiyaç var”

KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, Bölgesel Gelişme Ulusal Stratejisi ve KOP Eylem Planında da belirtilen; sanayinin Marmara Bölgesinde sıkıştığı ve yeni cazibe merkezlerine ihtiyaç olduğu vurgusu doğrultusunda; geçmiş dönemlerde farklı platformlarda ortaya konulmuş olan çalışmaları derleyici ve bütünleyici bir çalışma olarak; mevcut üretim potansiyelleri ile Konya ve Karaman illeri ve ülkemizin önde gelen ticaret ve finans merkezlerinden birisi olan Mersin ilimiz arasında doğal olarak var olan Ticaret Koridorunu geliştirmek ve daha verimli olacak şekilde kurgulamak amacı ile KOP İdaresi ve TÜBİTAK TÜSSİDE işbirliğinde böyle bir projenin yürütüldüğünü söyledi.

Türkiye ekonomisinin 1980’li yıllardan itibaren hızlı bir dönüşüme girdiğini belirten KOP İdaresi Başkanı İhsan Bostancı, ithal ikamesine dayalı ekonomi yerine dünya pazarları ile rekabet edecek nitelikte ihracata dayalı büyüme politikalarının benimsenmeye başladığını, bu yeni politikalar sonucunda da 80’li yılların başında sahip olunan 14 milyar dolarlık toplam dış ticaret hacminin 2016 yılında 341 milyar dolara ulaştığını söyledi.

1999-2014 rakamları incelendiğinde, dünyadaki toplam ihracatın 3,33 kat arttığını buna karşılık Türkiye’de ise ihracatın 5,92 kat artış gösterdiğine değinen Bostancı, “Proje kapsamında araştırılan ve dünyada en yoğun talep gören ilk 100 ihraç ürününün 16’sının toplam ihraç gelirlerinin yüzde 60’tan fazlasını oluşturulduğu tespit edilmiştir. Dolayısı ile bu noktada sektör ve ürün odaklı değerlendirmeler de önem arz etmektedir. Odaklanılacak ürün kalemlerinin hem Türkiye’nin ihtiyacı olan hem de dünyada talep gören ürünler olacak şekilde araştırılması gereklidir. Bu yeni strateji cari işlemler dengesinin pozitif yönde etkilenmesi için de önemlidir. Öte yandan üretilen ürünlerin teknoloji seviyeleri de önemli bir konu. Bu noktada dünya ticaretinde orta ve ileri teknoloji ürünlerin oranının hızlı artışı dikkate alınması gereken bir husustur. Bu bakımdan, Proje ile odak ürün grupları ve sektörlerin seçilmesi, ÖEB’lerin yer alacağı bölgeler ile ilgili konum analizleri, fayda analizleri, ticari coğrafya etki ve lojistik ağlar analiz edildi. Sayısal verinin yeterli olmadığı noktalarda çalıştay, anket çalışması ve odak grup toplantıları gerçekleştirildi. Analizler sonucunda bölgeyi dünya pazarlarına taşıyacak ve maliyet avantajı sağlayabilecek lojistik iyileştirmeler, ÖEB ile ilgili planlama yapısı, mekânsal uygunluk konularında önemli sonuçlar elde edildi. Bölgenin, dünya ticaretindeki yeri, ekonomik etki sınırları belirlenerek, odaklanılması gereken ürün kalemleri ve sektörlere yönelik öneriler belirlenerek, bu özel kalemlere odaklanacak Özel Ekonomi Bölgeleri’nin ekonomiye olumlu etkisi analizleri de yapıldı. Saha çalışmaları ile ulusal ve uluslararası alanda limanlar, depolar ziyaret edildi. Uzmanlar ile bölgenin avantajları ve dezavantajları değerlendirildi. Yaklaşık 500’ün üzerinde uzman ile görüşme gerçekleştirildi. Bu bağlamda özellikle ticaret koridorunun daha da aktifleşmesi, kamu yatırımlarının rantabl kullanılması konusunda bizlerle paylaşacağınız düşünceler ve vereceğiniz katkılar bizim açımızdan son derece önem arz etmektedir. Sizlerin değerli katkılarıyla tamamlayacağımız proje ile Türkiye; Kuzey-Güney koridorunun ilk ayağı olarak kurgulanan, Bakü-Tiflis-Kars hattı ile bütünleşmesi öngörülen Konya-Karaman-Mersin Ticaret Koridoru için rehber niteliğinde önemli bir raporu inşallah ortaya koymuş olacağız. Bölgemizin rekabet gücünü geliştirmek, bölgenin ekonomik ve sosyal kapasitesini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın refah düzeyini yükseltmek adına yaptığımız her faaliyette ve özellikle de bu projede katkılarını ve desteklerini esirgemeyen başta Kalkınma Bakanlığımız olmak üzere il valilerimize, TÜBİTAK TÜSSİDE’ye ve katkı sunan bütün kurumlara teşekkür ediyor, Konya, Karaman ve Mersin illerimizi yakından ilgilendiren bu çalışmanın hayırlı sonuçlar getirmesini diliyorum.” diye konuştu.

Battal; “Bölgesel kalkınma kısa değil, uzun vadeli stratejilerle gerçekleştirilebilecek bir yolculuktur”

TÜSSİDE Müdürü Tezer Battal ise bölgenin rüştünü ispat etmiş bir üretim kabiliyetinin bulunduğunu belirtti. Bölgeye uygunluğu teyit edilen sanayi özel ekonomi bölgesi, makine sanayi, tarım makine sanayi üretimi gibi, ulaşım özel ekonomi bölgesi, lokomotif, metro, vagon ve yük konteynerleri, otomobil ve kamyon yedek parçaları ve tarım özel ekonomi bölgesi gibi bölgelerin KOP Bölgesinde kurulması gibi hedeflerin proje sonunda rapora yazıldığını vurgulayan Battal; “Bu bölgelerde hangi ürüne odaklanılması gerektiği, beklenen üretim ve üretim miktarı artışları, yönetim sisteminin buralarda nasıl olacağı, bu saymış olduğum üç ayrı bölgenin hangi lokasyonlarda kurgulanması gerektiği sorularına da raporumuzda yanıtlar verildi. Özel Ekonomi Bölgesi yapılandırmaları, bölgedeki teknoloji ve nitelikli üretimin gelişmesini sağlayacak. Proje kapsamında elde edilen verilerden en çarpıcısı dünya ticaretinin bir dönüşüm içerisinde olduğu ve ileri teknoloji üretiminin bir tercihten öte bir zorunluluk olduğudur. Türkiye’nin ileri teknoloji ihracatı son 15 yılda düşerek yüzde 2,5 ila 3 seviyelerinde. Dolayısıyla bizim topyekûn bir ileri teknoloji üretimine yönelik gayret içerisinde olmamız gerektiğini de rakamlar söylüyor. Özel Ekonomi Bölgelerinin başarılı bir şekilde çalışabilmesi için uzun vadeli bir bakış açısı ile kamu ve özel sektörün birlikte hareket edebiliyor olması gerekiyor. İdeal durumda devlet yönlendirici rolünü üstlenecek özel sektör ise bütünsel bir yaklaşımla hareket edecek. Her şeyi adeta tek bir şirket gibi yönetecek. Toplu satın alma, toplu satış, ortak marka ve ortak servis, ortak lojistik operasyonlar gibi maliyet azaltıcı ve rekabeti artırıcı stratejilerin etkin kullanılması önem arz ediyor. Sonuç olarak bölgesel kalkınma kısa vadeli planlarla değil, uzun vadeli stratejilerle gerçekleştirilebilecek uzun bir yolculuktur” şeklinde konuştu.

Konuşmaların ardından katılımcılar topluca bir aile fotoğrafı çektirirken, çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise proje çalışmaları hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verilerek önerileri not edildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285