banner276

Sıfır Atık Projesi Karaman’da Hayata Geçiyor

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) 1. Çevre Çalıştayı kapanış törenine katıldı.

Sıfır Atık Projesi Karaman’da Hayata Geçiyor

Bakan Özhaseki, kendisini taşıyan helikopterin Karaman İl Jandarma Komutanlığına inmesiyle birlikte burada Karaman il protokolü tarafından karşılandı. KMÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül’ün de yer aldığı karşılama töreninin ardından Valilik ve Belediye Başkanlığını ziyaret eden Bakan Özhaseki, KMÜ Şehit Ömer Halisdemir Konferans Salonuna geçerek 1. Çevre Çalıştayı kapanış törenine katıldı.

Karaman Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen törene Bakan Mehmet Özhaseki’nin yanı sıra Karaman Valisi Fahri Meral, Karaman Milletvekilleri Recep Konuk ve Dr. Recep Şeker, Belediye Başkanı Ertuğrul Çalışkan, Cumhuriyet Başsavcısı Hikmet Turan, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, Adalet ve Kalkınma Partisi İl Başkanı Mehmet Er ve davetliler katıldı.

Programda, ilk olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tanıtım videosu izlendi; devamında Çevre ve Şehircilik İl Müdür V. Türkmen Hacıhaliloğlu, 06-09 Mart tarihlerinde Karaman'da gerçekleştirilen 1. Çevre Çalıştayı ile ilgili verileri paylaştı. Sonrasında sırasıyla Karaman Valisi Fahri Meral ve Bakan Mehmet Özhaseki dinleyenlere hitaben birer konuşma yaptılar.

“Çevrecilik bir medeniyet ölçüsüdür”

Bakan Özhaseki, “Sıfır atık projesini pilot il olarak Karaman’da başlatıyoruz. Sıfır atık projesi ile Karaman’dan dışarıya çöp çıkmayacak. Evlerimizde ayrıştırma başlayacak ve bütün atıklar geri dönüşümde kullanılacak. Sıfır atık projesi içerisinde ayrıştıracağımız şişe, cam, kağıt hepsi ekonomiye katkı sağlayacak. Bir ton kâğıdın geri dönüşümüyle 17 ağaç kurtarabileceğiz. Sıfır atık projesinin uygulamasını Bakanlığımız bünyesinde hayata geçirdik. En kısa sürede tüm kamu kurum ve kuruluşlarında da başlatacağız. Yeni bir arıtma tesisini Karaman’a kazandıracağız. Kültürümüzün en iyi yaşatıldığı, tarihine milli ve manevi değerlerine sahip çıkabilen en güzel şehirlerden birisidir Karaman. Eskiden tüm dünyada ve Türkiye’de üretim azdı, dolayısı ile tüketim de azdı. Şimdi üretimde tüketim de çok, bundan ötürü atıklar arttı. Bu atıkları hızlı bir şekilde ekonomimize olumlu yönde kazandırmamız lazım. Tüm fabrikalara atık tesislerinin kurulması şartını getirdik. Bu tesisleri anlık, online şekilde takip ediyoruz. Uygulama haricinde faaliyet sürdüren işletmelere ve fabrikalara gerekli cezai müeyyideler uyguluyoruz. Sahip olduğumuz her şey bize verilen bir emanettir. Vücudumuz, çocuğumuz, birer emanet olduğu gibi bu çevre de bize bir emanettir. Emanete hıyanet etmeyelim” açıklamasında bulundu.

Çevrenin bütün toplumları ilgilendirdiğini belirten Bakan Özhaseki, “Çevre konusunda sempozyumlar, uluslararası konferanslar düzenleniyor. Sanayi devrimiyle birlikte makineleşme başladı ve çevreden koptuk, tahribatlar başladı. Çevrecilik bir medeniyet ölçüsüdür, her birimiz bu konuda titiz davranmalıyız. Dünyadaki ekosistem bozulmaya başladı; yeryüzünün ısısı arttı, deniz seviyesi yükseldi, havadaki karbon miktarı arttı, bunun sonucunda da doğal afetler oluyor. Tabiat; toprak, su, hava ve enerji olmak üzere dört unsurdan oluşuyor. Cenab-ı Hakk’ın bize vermiş olduğu bu emanete sahip çıkmalıyız ve korumalıyız. Doğada bulunan bu döngü bozulursa eğer her şey bozulur. Ülkemizin çevre konusunda imzalamış olduğu çok sayıda anlaşma var. Biz ülke olarak üzerimize düşen her şeyi yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz.” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Şuan Türkiye’deki atıklarla ilgili ekonomi 3,5 milyar civarındadır. Biz bunu üç sene içerisinde başararak 10 milyar liraya çıkarabiliriz. İstihdam 60 binlerde bunu ise 100 binlere çıkarabiliriz. Ülkeye müthiş faydası olabilir. Türkiye olarak şuanda dışarıdan kirli kâğıt ithal ediyoruz. Yani bizim kâğıt fabrikalarımız dışarıdan neredeyse senelik 1 milyon ton civarında kâğıt alıyor. Ellerin kullandığı kötü kağıtları para verip alıp geliyoruz. Bizim kâğıtlarımız ne oluyor. Karpuz, domates kabuklarıyla birlikte çöpe atılıp gidiyor. Bunlara yazık günah değil mi. Çevre artık günümüzde bütün toplumları ilgilendirmeye başladı. Bütün devletler, şehirler kendi içinde artık bunu konuşmaya başladı. Çevre ile ilgili o kadar çok toplantılar, sempozyumlar, konferanslar düzenleniyor. Niye, şundan dolayı, yüz yıl öncesine kadar bütün dünyada özellikle bizim Türkiye’de çok üretim yoktu. Çok tüketim de yoktu. Tüketim az olunca, dışarıya attığımız şeyler de azdı. Fakat sanayi devrimiyle birlikte mertlik bozuldu. Fabrikalaşma başladı. Çoklu üretim başladı. Üreten insanlar tüketimi tahrik etmeye başladı. Milletimiz de çok tüketmeye başladı. Sonra çevreden yavaş yavaş koptuk, tahripkar bir vaziyette çevreyi kirletmeye başladık. Elimize geçeni atıyoruz. 21 yıl belediye başkanlığı yaptığım için bu çöp noktasında biraz içim yaralı benim. Bir taraftan insanlar kirletiyor, bir taraftan da vahşi üretim yapan tesislerin dışarıya atmış oldukları atıkların bir kısmı zehirli atıklar. Bir kısmı kimyasal atıklar. Asıl tehlikeliler de onlar. Emin olun birçok tehlikeli atıkların bulunduğu yerleri 7/24 online izliyoruz. Çıkışları izlemediklerimizden şöyle yapanlar oluyor. Kocaman fabrikalar çok elektrik yakıyor diye akşam 20.00’de çekiyor fişleri arıtma tesislerini çalıştırmıyor. Kirlilik dışarıya verilmeye başlıyor. El insaf. Güya akşam 17.00’den sonra memurlar gelmez diyor kafasından. Ne kurtardık kardır diyorlar. Dünyada her şey para mıdır?” dedi.

“O çukurlara katiller ordusunu gömdük”

PKK’nın Doğu illerinde kazdıkları hendeklere de değinen Bakan Özhaseki, “Ülkemizin başında PKK gibi bir bela var. Önce bir hak arama mücadelesi içine girdiler. Fakat AK Parti döneminde hak namına iddia ettikleri ne varsa hepsini aldılar. Hapishanelerde işkence yok. İsim koyamıyorlardı koyuyorlar. Konuşamıyorlardı konuşuyorlar. Türkü söyleyemiyorlardı söylüyorlar. Yatırım yapılmıyordu yapılıyor. Şimdi teröristlerin yıkıp yaktıkları yerleri gidip tek tek ellerimle ben yapıyorum. Peki, hala silah ne? Hala bizim orada yavrularımızı vurmak ne? Hangi dünya ülkesinde kaldı böyle bir şey. Fakat bunu hala destekliyorlar, bu medeni dediğimiz ülkeler. Niye Suriye’deler. Sormayacak mıyız bunu. Sınırınız mı var. Ortak bir tarihiniz mi var. Kültürünüz mü var. Akraba mısın niye geldiniz 10 bin kilometre uzaktan. Bu katiller ordusuna silah vermeye niye devam ediyorsunuz. Efendim İŞİD’e odaklanalım. Konsantrasyonumuzu bozmayalım. Aklımızla herhalde dalga geçiyor bunlar. İŞİD diye bir şey yok. Uyduruk bir örgüt. Kendi uydurdukları proje bir örgüt. Oraya koydular. Onu bahane ederek geliyorlar buraya. Ülkemizin yıllardır mücadele ettiği PKK belası. Çukurlar kazdılar özyönetim ilan ederek güya bağımsızlığa doğru gidiyorlardı. Bir devletçik kuracaklardı. Bir PKK devleti. Kimin istediği, kime yarayacağı belli. Hamdolsun o çukurlara katiller ordusunu doldurduk bitirdik. Bir FETÖ belası en hassas olduğumuz yer dinden geldiler girdiler. 40 sene boyunca hizmet eriyiz. Verin çocuklarınızı okutalım. Dışarıda Türk dostu yetiştiriyoruz dediler. Şimdi gelinen noktada 15 Temmuz’dan sonra bütün ifadeler, tutanaklar, yan yana geldiğinde pazıl gibi birleştirdiğimizde görüyoruz ki yine aynı ülkeye oturmuşlar ona hizmet ediyorlar. Ve en kötü tarafı da din anlamında ne bildiğimiz doğru varsa tam tersini yaparak bunlar dindar olduğunu söylüyorlar. Sahtekârlık, hırsızlık, soru çalma, başkasının önünü kesme, iftira, kumpas hepsi bunlarda helal” diye konuştu.

Çalıştay’ın sonunda Bakan Özhaseki’ye AK Parti Karaman Milletvekilleri Recep Şeker ve Recep Konuk tarafından çeşitli hediyeler verildi.Bakan Özhaseki daha sonra partisinin il başkanlığını ziyaret etti ve Karaman’dan ayrıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER