İNSANLAŞMAYAN CANLILAR !

“”Ne yazık ki önceki günde ve önceki saatlerde bu güzel kamelyaya “İNSANLAŞ MA MIŞ CANLILAR” uğramıştı. Kamelyanın kilit taşlarla donatılmış zemini çekirdek kabuklarından ve sigara izmaritlerinden farkedilmiyordu, güzelim ahşap masa üzerine isimler kazınmaya başlanmıştı bile.

Bu görüntüyü İNSANLAR yapmış olamazdı. İnsanlaşan canlıların, diğer canlıların hizmetine sunmaya çalıştığı bu güzel hizmetleri ancak insanlaşmamış olan canlılar tahrip edebilirler. Çünkü Kentler öncelikle İnsanlaşabilen Canlıların hizmetine sunulur ama elbette diğer canlılar, kuşlar, kediler, köpekler vb. de yararlanır. Onların da yaşam hakları vardır ortak alanlarda””

Evrenimiz canlı ve cansız varlıkların toplamından ibarettir. Canlılar da cansızlar da bilimsel veri ve özelliklerine göre binlerce çeşide ayrılırlar. Bu konunun ayrıntıları ve ince detayları bilim insanlarının işidir. İkinci Üniversitesinde Eğitim Bilimleri okumuş bir Makina Mühendisi olarak, 60 yıldır aldığım eğitim ve etkileşimlerin ışığında canlılar üzerindeki kısmi gözlemlerimi paylaşmak istedim.Yorumlarken, eksiklerim,yanlışlarım elbette olacaktır,affola.

Canlıların tüm ayrıntıları ile katagorize edilmesi, sınıflandırılması da elbette konunun üst düzeyde ilimini yapan bilim insanlarının görevidir. Son yıllarda beynimde somutlaşan bir tespitimi paylaşarak İnsanlaşmayan Canlılar dan bahsedeceğim özet olarak. Doğada ki tüm canlıların ortak hedef ve çabaları “Nesillerinin devamlılığını sağlamaktır” Bitkiden hayvana eşleşmeler, çiftleşmeler, tozlaşmalar vb. tüm eylemlerin ortak hareket noktasının “neslinin devamlılığını sağlamak” olduğunu düşünüyorum.

Gül tohum oluşturmaya çalışıyor ancak biz en güzel halindeyken onu görsel güzelliğiyle bir başka canlının, özellikle de insanlaşan canlıların hizmetine, faydasına sunuyoruz. İnek, koyun vb. neslinin devamı için yavrular yapar ama O yavrular yine aynı amaçla kullanılır. Tavukgiller yeni civcivler yapmak için yumurtlar, yumurta da diğer canlılar için kullanılır genellikle.

Yönünüzü bilim penceresine döndüğünüzde, sizler de benzeri örnekleri çoğaltabilirsiniz. Konumuz bu oluşum, gelişim ve değişimlerin nedenleri üzerinde durmak değildir elbette. Daha çok süreçler ve sonuçlar üzerinde düşlerimizi ve düşüncelerimizi paylaşmak, paylaşımlarımızın “insanlaşan canlıların” mutluluğuna katkı sağlamasıdır beklentimiz.

Canlılar dünyasının hayvanlar alemi içerisinde, yaradılışında sunulan akıl farkı ile öne çıkan ve “İNSAN” olarak tanımlanan; süreç içerisinde evrimleşerek mükemmelliğe doğru ilerleyerek diğer canlı ve cansızların yönetimine talip olan türdür ve bana göre bu türün “İNSANLAŞMA” düzeyi ve ölçütü de, ortak yaşam alanlarındaki tutum, davranış, sorumluluk ve uygulamalarıdır.

İnsanlaşma sürecindeki canlılar için ortak yaşam doğumla birlikte aile ocağında başlar, sokaktan okula, okuldan iş yerine, çarşıya pazara, caddeye sokağa, parklara doğru uzanır. Ortak yaşam, genel olarak; ortak alanların, ortak sorumlulukların,ortak olanakların paylaşımı demektir. Etkileşimle ve eğitimle şekillenir. Paylaşım sözcüğünün tüm öğretilerdeki ortak olmazsa olmazı: “Hak, Hukuk ve Adalet tir” Ortak yaşamda olan İnsanlaşmış canlılar diğer canlıların haklarına,hukuklarına saygılı olmak, bölüşümde adaletli davranmak zorundadırlar. Bu zorunluluğu algılayıp, tutum ve davranış özelliği haline getiren ve en az eksikle eylemselleştirip uygulayan canlıları “ İNSAN” olarak tanımlıyoruz...

İnsanlaşan Canlılar, ortak yaşam alanı olan evini, yuvasını kirletmez, kirletmişse bizat temizler. İnsanlaşan canlılar, ortak yaşam alanları olan caddeyi, sokağı, okulu, işyerini vb. kirletmez, yıpratmaz; yaşamın gereği kirlenme olmuşsa bizzat temizler,temizletir. Bozduğunu düzenler, tahribat varsa onarımını sağlayarak: aynı ortak alanı kullananların haklarına, hukuklarına tecavüz etmez, saygılı davranır

ve diğer canlıların da insanlaşmasına örnek olup,ortamlar hazırlar. Olaya duyuşsal boyutundan baktığımızda da tüm öğretilerin ve inanç sistemlerinin ortak amaçlarının; bahsettiğimiz canlıların İNSANLAŞTIRILMASI olduğunu görürüz. Bu konuyu başka bir yazıda paylaşmak isterim.

Beni ben yapan, temellerimi atan, değerime değerler katan, duygu dünyamı aydınlatan kentim Ana vatanım Karaman’a, ara vatanım Antalya dan cumartesi gün geldik. Özlemin yansıması ile Kent merkezini çocukluğumun anılar deposu olan Eski Garajdan Aktekkeye araba ile dolaştım. Karmakarışık duygulara büründüm daraldım, adeta boğuldum. Trafikte gerildim, hasret ve özleme rağmen yoruldum. Akşam güzel bir tesiste bir dost evladının mutlu ortamına, düğününe katıldım eşim ve dostlarımla birlikte; öz şivemle anıları, özlemi, hasreti ve anlık yerel, toplumsal sorunları paylaştık kısa kısa. Erken saatte kırbağı mahallesindeki baba ocağıma döndük o gece.

Pazar sabahı kardeşlerin,kuzenlerin öneri ve talebi ile ilkkez gördüğüm “Karaman Türk Dünyası Kültür Parkı” na topluca kahvaltıya gittik. Namı değer boklubentden dönüp parkın kapısına geldiğimizde içim açıldı, mühendisce yaklaşımlı bir proje ile karşılaştım. Konaklamadan dakikalarca araba ile dolaştım parkın henüz isimsiz olan sokaklarını. Rahatladım, onurlandım, henüz katkım olmasa da gururlandım kendimce. Belli ki proje henüz tamamlanmamış,devam eden çalışmalar var. Belki eklenmesi gerekenler de var ama çok güzel bir kentsel doğa projesi. Gölümce, kendimce gıyaben kutladım emeği geçenleri, manevi dünyamdan iyi dileklerim ile dualar yolladım emek verenlere,en uygun zamanda fiilen teşekkür edeceğim ...

Nihayet güzel düşünülmüş kamelyalardan birini seçip eşyalarımızı indirdik.. İçim acıdı. Neşem kaçtı yine; bu güzel park da ortak yaşam alanıydı benim için. Kamelyalar da park içinde sınırları belirlenmiş mini ortak alanlardır İNSANLAŞAN CANLILARIN hizmetine sunulan.

Ne yazık ki, önceki günde ve önceki saatlerde bu güzel kamelya ya “İNSANLAŞ MA MIŞ CANLILAR” uğramışlar. Kamelyanın kilit taşlarla donatılmış zemini çekirdek kabuklarından ve sigara izmaritlerinden farkedilmiyordu, güzelim ahşap masa üzerine isimler kazınmaya başlanmıştı bile. Bu görüntüyü İNSANLAR yapmış olamazdı. İnsanlaşan canlıların, diğer canlıların hizmetine sunmaya çalıştığı bu güzel hizmetleri ancak ve ancak, henüz insanlaşmamış olan canlılar tahrip edebilirlerdi. Çünkü Kentler öncelikle İnsanlaşabilen Canlıların hizmetine sunulur ama elbette diğer canlılar, kuşlar, kediler, köpekler vb. de yararlanır.Onların da yaşam hakları vardır ortak alanlarda ...

Karaman’ımıza yakışmış bu güzel Projeyi gezip dolaştık, 4 - 5 saat vakit geçirdik bunalmadan, görmemişseniz mutlaka görünüz. Kalkarken kamelyayı bizzat süpürüp temizledik, suladık. Biz hareket etmeden ellerinde eşyaları ile başka bir aile geldi kamelyaya. Belli ki uzaktan izlemişler temizlik dakikalarımızı, bizlere teşekkür ederek girdiler kamelyaya. Sonrası ne oldu bilemiyorum.

On bin metre karenin üzerinde bir alanna yerleştiğini öğrendiğim,çok fonksiyonlu bu güzel Parkın ortak akılla daha da güzelleşeceğini, kentleşmeye çalışan şehrimizle sembolleşeceğini, ihtiyaç oldukça daha da büyütüleceğini ümit ediyor, Proje sorumluluğunu alan Karaman Belediye Başkanı Kardeşimiz Ertuğrul Çalışkan ve ekibi ile, resmi, sivil tüm emeği geçenleri kutluyor, büyük soy ailemiz adına teşekkür ediyorum. Tüm canlılara sevgilerimi, İnsanlaşmış canlılara da ayrıca saygılarımı sunuyorum. Karaman’ımı çok seviyorum, adına şiirler yazıyorum. Bir an önce “Kentleşmesini” çok yönlü gelişerek örnek olmasını diliyorum.

YORUM EKLE

banner284

banner285