KANAL İSTANBUL FANTEZİSİ

Recep Tayip Erdoğan, Başbakanlık döneminde, aylardır kamuoyunu açıklayacağını bildirdiği bir proje üzerinde odakladı ve binlerce kişinin katıldığı bir ortamda, 27.04.2011 tarihinde bu projeyi açıkladı. Projenin adı: “Kanal İstanbul” sıfatı ise, “çılgın proje”

Proje mi çılgın; yoksa projeleri üretenler mi çılgın olurlar diye düşündüm ve Başbakan’ın bir çılgınlık yaparak Türkiye ve dünya için büyük katkılar yapacak bir projeyi açıklayacağını zannettim. Ancak yanılmışım.

Aylardır oluşturulan heyecan nedeniyle sanki güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştüren teknolojiler veya ışınlanma teknolojileri üretildiğini açıklayacağını bekliyordum.

Ancak proje açıklanınca “dağ fare doğurdu” yargısına ulaştım. Çünkü çılgın proje olarak ortaya konulankanal açma teknolojisi, 19. uncu Yüzyıla özgü bir teknolojidir. Bu teknoloji ile Süveyş Kanalı 1869, Korint Kanalı 1893, Panama Kanalı 1914 yıllarında tamamlanmışlardır. Görüleceği gibi kanal açma teknolojileri iki yüzyıl geride kalan teknolojilerdir.

7 yıl sonra, Denizcilik ve Ulaştırma Bakanı, Kanal İstanbul ile ilgili gelişmeleri, 15.01.2018 tarihinde açıkladı:

Bakanın verdiği bilgiye göre:

Kanal inşaatına bu yıl başlanacak…

Üretim 5 yıl sürecek…

Yap, işlet ve devret yöntemi uygulanacak…

Maliyeti konusunda net bir bilgi yok…

Güzergâhı: Küçükçekmece-Sazlıdere-Durusu koridorunda olacak…

Çıkan molozlar, Marmara denizi ile Karadeniz’de dolgu malzemesi olarak kullanılacak…

Kanal, 45 km. uzunluğunda, 150 m. genişliğinde ve 25 m. derinliğinde olacak…

Ülkemizde, ekonomik alanda oldukça sorunların yaşanıldığı bu dönemde, Kanal İstanbul gibi fantezilerin gündeme getirilmesi karşısında:

Ekonomik zorluklar içinde bulunan bir vatandaşımızın, milyonların bakışları arasında, Meclis’in önünde kendisini yakmaya çalıştığı; bir başka vatandaşımızın da ağlayarak kendisinden geçtiği ülkemizde, böyle bir uygulamaya:

El insaf! Diyorum.

Benim bildiğim, siyasetçilerin ağızlarından çıkan ve de attıkları her adım, ülke ve de toplum yararına olmasıdır.

Bu Kanal İstanbul hangi gereksinmeden doğdu? Ülkeye ve topluma hangi yararları sağlayacak?

Kanalın geçeceği güzergâhta bulunan köylüler:

“Kanal İstanbul konusunda hem heyecanlıyım, hem üzgünüm. Biz sakin köy hayatımızdan çok memnunuz. O koca binalar gelirse ne yaparız diye düşünüyorum. Köyün % 80’i satıldı. Şeklinde yakınmalarda bulunuyorlar.

Kanal yapılması nedeniyle ekolojik dengenin ne gibi olumsuzluklarla karşı karşıya kalacağını bilim insanları ortaya koyacaklardır.

Ben, seksen milyon insanımızı ve milyarlarca dünya insanını kucaklayan projelerden yanayım ve bu tür projeleri destekliyorum

YORUM EKLE

banner284