banner195

PAYLAŞACAK BİŞEY YOK ACIDAN BAŞKA...


Sultan Akbulut

Sultan Akbulut

Okunma 19 Aralık 2016, 14:51

Benim güzel ülkem tarihten günümüze kadar ne savaşlarla, ne acılarla, ne zorluklarla, ne işgallerle ve dayatmalarla mücadele etti. Hiç birinden yılmadı, yıkılmadı ve hep ayakta kaldı.

Türkün, Türk’ten başka dostu yok sözünü boşuna söylememiş atalarımız. Dört bir tarafı düşmemizi bekleyen düşmanlarla çevrili güzel ülkem onların maşası olan ve bugün adı PKK, DAİŞ, KCK veya her gün yeni bir isimle karşımıza çıkan terör örgütüyle tam 40 yıldır büyük mücadeleler veriyor.

Yıllardır Güneydoğu dağlarında yaz-kış demeden köklerini kazımak için askerimiz mücadele veriyor. Bu mücadelede ağır kayıplarımızda oldu, oluyorda. Artık dağlarda barınamayacaklarını anlayan hainler son iki yıldır şehir merkezlerine inerek özellikle büyük şehirlerde bombalı eylemler yaparak birçok sivil ve askeri vatandaşın canına kast ettiler. Daha geçen hafta güle oynaya maçtan çıkıp evlerinin yolunu tutan taraftarların güvenliğini sağlayan çevik kuvvet polislerimizin ortasına bombalı araç ve canlı bomba ile girip 37 gencecik polisimizi ve 7 sivilimizi hayattan kopardılar. Acımıza alışmaya çalışırken bu kez Kayseri’den gelen haberle sarsıldık bir kere daha.

Terör hain yüzünü bu kez çarşı iznine çıkan askerlerimizin bulunduğu otobüsün yanında bomba yüklü aracı patlatarak gösterdi. Belki sıcak bir çorba içmek, belki bir internet kafede sevdikleriyle sohbet etmek, belki de moral bulmak için bindikleri o otobüsün yanında patlatılan bombalı araç 15 askerimizi hayallerinden, hayatlarından, geleceklerinden kopardı. 15 ananın yüreğine daha ateş düştü. Bu kadar acıya, bu kadar gözyaşı karşısında bizimde paylaşacak bir şeyimiz yok acıdan başka.

Uzun zamandır yazı yazmıyorum, yazamıyorum. Son bir yılda tarifi imkânsız o kadar büyük acılar yaşadık ki, bu yaşananların üzerine ne yazılabilir, ne söylenebilir inan hiç bilmiyorum. Hergün acaba bugün hangi acı haberle güne başlayacağız diye düşünür hale geldik. Yıllardır PKK belasıyla uğraştığımız yetmezmiş gibi birde 15 Temmuz’da FETÖ’cü hainlerin maşalarının yapmak istediği darbe girişiminde Türk askeri halkına, polisine, komutanına silah doğrultu. Uçaklarla, tanklarla, helikopterlerle Ankara ve İstanbul’u bombaladı. 265 şehit verdik. Ama bu girişime halk olarak karşı çıktık ve sokaklara dökülerek bu hain örgütün oyununu bozduk. Belki o gün vatandaş sokağa çıkmasaydı bugün halimiz Halep’ten beter olacaktı. O günden buyana ülkede FETÖ temizliği başladı. Devletin içine yuvalanmış hainler birer birer temizlenmeye başladı. Biz en büyük yarayı o gün aldık aslında. Çünkü düşman dışarıdan değil, içerden, kalbimizden vurdu bu kez. Görevi vatanı düşmanlardan korumak olan Ordu içerisindeki hainler ülkede kaos yaratmak için sahneye çıktı. Bu girişimlerinin başarılı olacağından o kadar emindiler ki hükümdarlık naraları bile attılar. Tabi onların hesaba katmadıkları bişey vardı. O da yüreği vatan sevgisiyle dolu cesur Türk halkının korkusuzluğuydu. Hiç tereddüt etmeden kendilerini tankların önüne atan, kurşunların karşısında duran halk ve polisimiz hainlerin oyununu bozdu. Şimdi bu hainler adalete hesap verecekleri günü bekliyor.

Benim güzel ülkem bakalım daha ne acılarla sınanacak, ne kadar yara alacak. Ama asla yıkılmayacak, kimseye teslim olmayacak. Yüzyıllardır Türk kaldık, kalmaya da devam edeceğiz. İsterse tüm dünya üstümüze gelsin, hiçbir ülkenin yüreği Türkün cesareti karşısında durmaya yetmez. Biz ne savaşlar atlattık. Ne düşmanlarla mücadele ettik. O gün yıkılmadık, ülkemizi satmadık da bugün üç beş çapulcuya mı teslim olacağız. Ey Türkiye düşmanları; size sözümdür avucunuzu yalarsınız.

KEMAL AMCAMIN ARDINDAN…

Kemal Bayat; bu ismi ben ilk kez Karaman’a yapılacak olan doğumevinin çalışmaları sırasında duymuştum. O dönem sık sık gazeteye gelip Doğumevi inşaatıyla ilgili bilgiler veriyordu. Zaman zamanda bizi cebinden verdiği taksi parası ile inşaat alanına götürüyor yapılan çalışmaları yerinde görmemizi sağlıyordu. Bu hastanenin temelinden açılışına kadar her şeyiyle birebir kendisi ilgilendi. Topal ayağıyla bisikletine atlayıp hiç üşenmeden her gün üç-beş kez hastane inşaatına giderdi. Ustaların yaptıkları işi takip ederdi. Kurduğu dernekle hastanenin biran önce bitirilmesi için hayırsever herkesin kapısını çaldı yardım istedi. Hastanede kullanılacak mermerleri bile Afyon’a kendisi giderek seçti ve getirtti. Defalarca Ankara’ya gitti Bakanlıkla görüşmeye. İşte bu çabanın sonunda Karaman, Çocuk Hastalıkları ve Doğum Hastanesine kavuştu. Uzun yıllar Karamanoğlu Mehmetbey Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi olarak hizmet verdi bu bina. Taki yeni hastane yapılıp tüm sağlık kuruluşlarının aynı çatı altında toplanmasına kadar. Şimdi büyük özverilerle yapılan bu bina kendi kaderine terk edildi ve atıl durumda yeniden faaliyete geçeceği günü bekliyor.

Kemal amca hastaneyi yaptırdım, bakanlığa teslim ettim benim işim bitti demedi hiçbir zaman. Yine hayırseverliğine devam etti. İlerleyen yaşına rağmen Karaman’ın menfaatine olan her işin altına imzasını attı. Ama artık onunda dermanı kalmadı ve yorgun düştü. Önce eşiyle birlikte Huzurevi’ne yerleşti. Son günlerini biraz daha rahat geçirebilmek için. Sonra ise yatağından kalkamaz hale geldi ve hastaneye yatırıldı. Birçok kez Kemal amcamı Huzurevi’nde ziyaret etmeye niyet ettim ama hep bir bahane beni gitmekten alıkoydu gidemedim. Hastaneye yattığını duyduğumda bu kez bari bahanelerin ardına sığınmayayım ve son kez de olsa onu göreyim istedim. Gördüm de. Yoğun bakım servisinde makineye bağlıydı. Benim varlığımdan haberdarmıydı bilmiyorum ama ben onu daha önce ziyaret etmediğim için çok kızdım kendime. Keşke keşke dedim gözü görürken, dili konuşurken yapsaydım bu ziyareti. Sesi şuan kulağımda “Sultan hanım nasılsın, var mı bir ihtiyacın”…

Oda geçen hafta bu yalan dünyadan göçüp gitti. Ardında yaptığı iyilikleri bırakarak. Keşke herkes Kemal amca gibi olabilse, kendinden çok ihtiyaç sahibi insanları düşünebilse.

Bunları yazmak istedim onun ardından. Belki ona olan vefa borcumdan belki de sağlığında gereken önemi veremediğim vicdan azabımdan. Her ne sebepten olursa olsun Kemal amca benim hatıralarımda hep özel kalacak. Nurlar içinde yat mezarında. Mekanın cennet olsun.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.