AHLAK; Toplum içinde var olan iyilik ve kötülük kavramlarının, toplumsal kabul ölçüsü. Bu kabul ölçüsünün toplumu oluşturan birey ve sınırlı bir topluluk davranışına yansımasıdır. HUKUK; Toplumun düzenini sağlayan, Devletin yaptırım gücünü belirleyen yasalar bütünü. KANUN; Geçerli olan kural, değişmezlik, uyulma mecburiyeti gerektiren kural, yasa. Çocuk yaşlı genç, kadın erkek, zengin fakir demeden haksız, emek verilmeden, alın teri dökülmeden, çoğu kere içinden para çıkmayan çantalar için, insan hayatına kastedebilme cüretine kadar varan toplumsal yüz karamız KAP-KAÇ. Ahlaksızlığın ve bu ilkel barbarlığın mağduru insanlarımız. Çoğu insanımız bir çanta içinde sakladıkları bu paraları, belki doktor ve ilaç için, belki aylığını, belki emekli aylığını, borçları, ev kiraları, belki de eğitim masrafları için günlerce, aylarca gece, gündüz çalışarak biriktirdiler. Acil birikmiş borçlarına, ev kiralarına, çocukların eğitim giderleri için verecekleri emek ve alın teri ile kazandıklarını, kapmak ve kaçmak için onlara saldıran hukuk tanımaz, kanun tanımaz, yasa tanımaz, ahlak güzelliklerini yitirmiş ve bu haksız kazanca meyletmiş gözü dönmüş caniler. KAP-KAÇ hırsızları, ahlaksızları. Değerli okurlar aşağıda anlatacaklarım zeki ve çok başarılı abla, kardeş iki öğrencimin İstanbul’da güpegündüz kalabalık caddede yaşadıkları. En acı tarafı da bunu yapan insanlık fakiri bu ahlak fakiri canilerin daha aramızda dolaşıyor olmaları. Ben dinlediklerim karşısında büyük üzüntü ve tarifsiz bir psikoloji içindeyim. Toplum içindeki bu mikroplar acaba ne zaman temizlenecek? “İstanbul Üniversitesi’ni kazanan kardeşimi okuluna kaydettirmek ve kendiminde Marmara Üniversitesinde akademik kariyer görüşmelerimiz için geldik İstanbul’a. Kardeşimin üniversiteye kaydını tamamladık. Benim görüşme yapacağım profesörle görüşmek için Marmara Üniversitesi istikametine gidecek metrobüs durağına doğru yürüdük, kalabalık vardı. Ak-bil kartını çıkarmak için çantama elimi daldırıp küçük el çantamı almak istedim bulamadım, dikkatle bakınca büyük çantamın altının kesici bir aletle kesildiğini anladım. Korktuk, telaşlandık ne yapacağımızı şaşırdık. Hemen telefonla babamı aradım. Adamcağız ne yapsın 900 km uzaktan. Sakin olmamızı hemen en yakın polis noktasına, gezici yunuslara ve emniyet birimine şikayet etmemizi ve yakındaki bankalardan banka kartlarımı bloke ettirmemizi söylerken oradan geçen resmi üniformalı polis ağabeylere durumu bildirdik. Cep telefonum sürekli açıktı, babamlarda polislerle konuşmak istedi. Polis abi ile babam konuştu bir dakika sürmedi konuşmaları ama polis ağabey gözleri nemlenerek babama “merak etme amca onları bulacağız” diyerek kararlı şekilde moral veriyordu. Hepimiz ağlıyorduk. Para neyse herşeyim “Üniversite öğrenci kimliğim, nüfus hüviyet cüzdanım, ehliyetim, banka kartlarım” o cüzdanımdaydı. Hemen en yakın banka şubesine de giderek banka kartımı da dondurdum. Bir saat kadar sonra İstanbul’daki banka şubesinden babamı aramışlar, arayan bayan “Beyefendi bir polis memuru bankaya gelerek cüzdanın iki semt aşağıda pazar yerinde bulunduğunu söyledi. Cep telefonunu verdi beni arasınlar çanta bende” demiş. Babam önce polis memurunun cep telefonunu arayıp teşekkür etmiş, daha sonrada beni arayıp çantayı bulan polis abi ile irtibat sağladık. Beyazıt’ta bankada çantamı verdi elini öpüp kendisine teşekkür ettik. Çantadaki paraları alıp, çantayı bir kenara atmışlar. Para bir yana resmi belgelerimi tekrar bulduğum için çok mutluyum. Bu vesile ile bir kere daha polis ağabeylere teşekkür ediyoruz. Şu ayrıntıyı da açıklamam lazım öğretmenim; Büyük çantamın altı kesici bir aletle kesilerek el çantamı almışlar, kazağım bile kesilmiş, iyi k haberim ollamış ya haberim olsaydı kesinlikle tepki gösterirdim. Ve belki şuan hayatta olmayabilirdim. Buna da şükrediyoruz. “Toplumun yüz karası bu yaratıklar daha aramızda dolaşıyorlar. Disiplin ve Ahlak iki önemli bireysel olgu. Evet sevgili okurlar şimdi köşe başlığımızdaki sorumuzu soralım. Hepimiz cevabını araştıralım. “BİZ NEDEN BÖYLEYİZ?”
|