19 Mayıs 2010 gecesi saat 22.00’de yayınlanan TRT Müzik programında “SAYGILAR” adı ile yayınlanan programda 1998 yılında Kültür Bakanlığı’nca Devlet Sanatçısı ünvanını alan kendisi ile onur duyduğumuz hemşerimiz Musa Eroğlu konuk olarak bulunuyordu. Programı soluksuz izledim ve çok duygulandım. Musa Eroğlu benden tam 20 yaş küçük. Türkülerinden tanıdığım Eroğlu’nu tesadüfen yöremizin havadar, lokantaları ile ün salmış çoğu yolcuların durak yeri olan Sartavul’da bir lokantada tanıdım. Dinlenmeyi düşündüğü zaman sık sık Karaman’a gelir yakın dostu Erkin Telefon kuruluşunun sahibi Mustafa Eroğlu’nun konuğu olur. Olanaklar elverdiğince dostlarla birlikte olur sazını sözünü dinleriz. Musa Eroğlu İçel’in Mut ilçesinin Kıravga köyünde 1946 yılında doğmuş. Ortaöğrenimini Mut’da tamamlamış, doğuştan müziğe karşı yeteneği olduğu için genç yaşta zamanın geçerli müzik aleti olan cümbüş çalmaya başlar. Düğünlerde cümbüşü ile saz heyetlerine eşlik ettiğini kendi ağzından bir dostlar sohbetinde dinledim. O yıllarda köylerde eğitim seferberliği vardı. Bu seferberliğin öncüleride Köy Enstitülerinde askerde çavuş olupta iyi okur yazarları 6 aylık bir kurs sonucu köy okullarına 1-2-3.cü sınıfları okutmak üzere Eğitmen olarak atanırlardı. Musa Eroğlu’nun eğitmeni Musa Eroğlu’ndaki müzik yeteneğini keşfeder. Musa der şu otuz lirayı al cümbüşü bırak saz al. Halk türküleri üzerinde çalışmasını önerir. Musa Eroğlu’nun Türk Halk Müziğine yönelişi böylece başlamış olur. Musa Eroğlu’nun Türk Halk Müziği ile bütünleşmiş 33 yıllık bir geçmişi olduğuna tanığım. Türk Halk Müziğine katkısının boyutu ölçülemez. Geniş kapsamlı albümler çıkarıyor. Her yıl belli yörelerin, müziğini folklorik boyutu ile bütünleştiriyor. Araştırarak ortaya çıkarıyor. Böylece Türk Halk Müziğine dünden bugüne taşıma çabasını sonuçlandırıyor. Torosların kucağında, Taşeli yöresi Türkmenleri, Yörükleri ile yaptığı araştırmaları Kültür Bakanlığı’nın bastırdığı “KÜTÜK” adlı kitapta topladı. SAYGILAR adlı programı sunan sunucunun, sazları ile sözleri ile Musa Eroğlu’na eşlik eden iki bayanın ve erkek kardeşimin isimlerini algılayamadım bağışlanmamı dilerim. Müzik Eğitimlerini Ege Üniversitesinde alan bay ve bayan saz ustaları Üniversite giriş sınavlarını Musa Eroğlu’nun türkülerini söyleyerek kazandıklarını ifade etmeleri Musa Eroğlu’na hocam demeleri sayın Eroğlu’nu mutlu etmiştir. Musa Eroğlu onlara sizler mekteplisiniz diye mutluluğunu yinelemişti. Programı soluksuz 1.5 saat izledim. Musa Eroğlu günümüze kadar, Karacaoğlan, Aşık Veysel daha pekçok ozan üzerine yapılmış en kapsamlı araştırmayı gerçekleştirerek halk bilimi üzerine yepyeni bir sayfa açmış Karacaoğlan’ın pek çok eserini özgün sesi ile saza dökmüş gelecek kuşaklara armağan etmiştir. Musa Eroğlu Türk Halk Müziğinde başlı başına bir ekoldür. Sunucu Musa Eroğlu’na Karacaoğlan’ı nasıl tanırsın dedi. Yanıt çok anlamlı idi. O çiçekle konuşurdu dedi. Aşık Veysel’in Kara toprağa dediği gibi. Ben onun yüzünü çapa ile bel ile tırmaladım. “O bana gül verdi” Musa Eroğlu’nu yapıtlarını tanımlamak özverili bir araştırma çaba gerek. Programda Musa Eroğlu’nun besteleri üzerinde yorumlarını esirgemeyen sanatçılar, sözü Abdurrahim Karakoç’a, bestesi Musa Eroğlu’na ait MİHRİBAN isimli türküyü birlikte seslendirdiler. Tüm dinleyenlerde eşlik etti. Musa Eroğlu bugüne kadar 3 bine yakın derleme yapmış, 12 kaset çıkarmış. Ayrıca Arif Sağ, Muhlis Akarsu, YAvuz Top ile birlikte 4 kasetten oluşan “MUHABBET” serisini hazırlamış Musa Eroğlu Karacaoğlan gibi Torosların birg üzellik, bir sevgi, bir söyleyiş, bir düşünce ve onur kaynağımızdır. Üzülerek söylüyorum adını anımsayamadığım sunucu programı usta sanatçının Yolun Sonu Görünüyor türküsünü seslendirmesiyle kapadı. Bu türküyü her dinleyişimde yolun sonuna yaklaştığımın farkına varıyorum. Çok değerli ustalar elinize sağlık. Çok değerli hemşerimiz gurur kaynağımız Musa Eroğlu sana uzun ömürler.
|