Her nedense bizim Başbakan yolları çok seviyor. Sevdiği bir şarkısı da var, arada sırada söyler. “Beraber yürüdük biz bu yollar da”, diye…
Başbakan, yaptığı yanlışı on ikiden vurmak için yine yollara düştü. Meydanlarda mitingler yapmaya başladı. Partisinin hazırladığı Anayasa değişikliğine evet dedirtmek için.
Başbakan, miting meydanlarında deniz dalgaları gibi kabarıp solarken evet ve hayır demesi, bana, radyolarda ve TV kanallarında sempatik tavırlarıyla halkın sevgisini kazanan sunucu Sayın Erkan Yolaç’ı hatırlattı.
Sayın Erkan Yolaç, yıllarca evet hayır yarışmasını yaparak zihinlerimizde yer etti. Bu yarışmaya katılanlar kesinlikle evet ve hayır sözcüklerini kullanmayacaklar, kullanmaları durumunda ise kural gereği yarışmayı kaybediyorlar.
Başbakan da Anayasa değişiklik paketini hap haline getirdiğini ve bu hapı halkımıza yutturacağını söylüyor. Yutsan bir türlü yutmasan bir türlü yani yutsan da kaybediyorsun yutmasan da kaybediyorsun. Oysa AKP hapı 2002 yılında halkımıza yutturdu. Bu nedenle halkımızın ne hale geldiğinden Başbakanın haberi yok sanırım ki, haplarla halkımızı idare etmeye çalışıyor…
Başbakan, meydanlardan sormaya başladı: evet mi, hayır mı? Diye. Ben de Başbakan’ın sorularıma samimi yanıtlar vereceğine inandığım için buradan Başbakana bazı sorular sormak istiyorum:
SORU 1- Anayasa’nın bazı maddelerinde neden değişiklikler yapma ihtiyacını duydunuz?
SORU 2- Meclisten 411 oyla geçen türbanla ilgili anayasa değişikliği, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmemiş olsaydı, Anayasa Mahkemesi’nin yapısında bir değişikliğe gidecek miydiniz? Yaptığınız bu değişiklikle türbanın gücünü mü göstermeye çalışıyorsunuz?
SORU 3- Erzincan Başsavcısı Sayın Cihaner’i tutuklayan savcıların HSYK unca görevleri değiştirilmiş olmasaydı, HSYK yapısında değişikliklere gidecek miydiniz?
SORU 4- Anayasa’da yaptığınız bu değişiklikler, CHP veya MHP tarafından yapılmış olsaydı AKP olarak oyunuz ne olurdu?
SORU 5- 12 Eylül’de mağdur olduğunuzu her zaman söylüyor ve gözyaşları döküyorsunuz. Siz ve AKP kurucularından kaçınız 12 Eylül’de gözaltına alındınız, tutuklandınız, yargılandınız ve hüküm giyerek mahkûm oldunuz?
SORU 6- Sizin ve AKP kurucularının, 1982 Anayasası halkoyuna sunulduğunda oyunuz ne oldu, evet mi, hayır mı?
Bu soruya yanıtınız: Yerden yere vurduğunuz ki, ben de yerden yere vuruyorum, 1982 Anayasası’na “evet” dedik; şimdi ise “hayır” diyoruz çünkü biz değiştik: 1982’de askeri darbeden, şimdi ise iktidardayız bu nedenle de parti darbesinden yanayız, diyorsanız mesele yok… Bu durumda doğal olarak, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak Anayasa değişikliklerini toplumsal uzlaşmayla yaparak Parlamento’dan geçirme yerine Parti Anayasası yapıp halkoyuna sunmuş ve aynı zamanda darbeci karakterinizi de korumuş olursunuz.
Askeri darbe Anayasası’na hayır dedim, AKP’nin hazırladığı parti darbesi Anayasası’na da hayır diyeceğim. Çünkü Anayasa bir toplumsal uzlaşma belgesidir ve toplumun en geniş oranda katılımlarıyla oluşturulur. Oysa gerek 12 Eylül askeri darbe Anayasası; gerekse AKP tarafından hazırlanan parti darbesi Anayasası ulusun Anayasaları değil askerler ve AKP tarafından hazırlanmış asker ve AKP anayasalarıdır.
Her türlü darbe anayasalarına karşı olmak ve karşı durmak, bir insanlık görevidir.
Ve inanıyorum ki; bir gün sağduyu galip gelecek ve toplumun bütün katmanlarının üzerinde uzlaştığı bir toplum sözleşmesi olan çağdaş bir Anayasaya kavuşacağız…
|