banner286

ZEYVE PAZARI HAKKINDA DÜŞÜNCELERİM

Bilenler bilir, Zeyve Pazarı’nın bulunduğu mıntıka doğallığı en az bozulan yerlerimizden biridir. 2-4 Ağustos tarihleri arasında Ermenek Sempozyumu nedeniyle yörede bazı yerleri dolaşıp gezme fırsatı bulduk. Uğradığımız yerlerden biri de Zeyve Pazarı idi. Bir öğle yemeğini burada yedik. Keçi etinden yapılan sac kebabı tercihimizdi. Pazarın en iyi mekânlarından birini seçmiştik. Siparişlerimizi sac ve şiş kebabı üzerine söyledik. Kebaplarımız hazırlanırken, o ağustos sıcağı ortasında çınarlar altında hem serinlendik hem de dinledik. .

Kebaplarımız geldi, yedik ama ağzımızın tadını bulamadık. Yavandı ve kesmedi, hesabımız talep ettik. İstanbul’daki iyi et lokantaları denginde iyi bir hesap geldi. İşletenler Ermenek kökenli Anamur’da yaşayan hemşehrilerimizden biri olduğunu çalışanlar söylemişti.

Yemek yediğimiz mekânın tuvaletlerini gezdim, ilkeldi ama temizdi. Alafranga tuvalet taşları yoktu. Çevreyi dolaştık, şarıl şarıl akan suların ( çaşnakların) /şelalelerin önünde dolaştık fotoğraf çektirdik. Bir iki tanesini facebookta sayfa arkadaşlarımla paylaşmıştım.. Poz verdiğim şelalenin önünde, akan suların arasında raftaki gibi el yıkama amaçlı deterja n kabının oraya sabunluk niyetine konulduğunun hiç farkında olmadım. Ta ki, görseli paylaşıncaya kadar. Bazı sayfa arkadaşlarım deterjanla, benim o doğa harikası böyle bir yerde elimi yıkadığımı sanarak eleştiri konusu yaptılar, iyi ki yaptılar bize çarpıklığı görme fırsatı verdiler. Doğal olarak böyle güzel bir yerde doğayı kirleten ürünün konulması ve kullanmaya sunulması cehaletin bir göstergesidir. Demek ki , özel yönetimi olan böyle bir yerde işletmecilerin eğitilmesi ve çevre ile barışık olması gerekiyor.

Sonuç olarak Zeyve Pazarı sadece oradaki işletmecilerin kafasına göre gelişi güzel bir hizmet alanı/ doğal park alanı değil, herkesin titizlikle koruması ve kullanması ve gelecek nesillere güzel/ bakir alanların bırakması gibi bir miras olmalıdır.

Her ne kadar tuvalet sorunları çözüldüğünü söyleseler de yeterli değil. Mutfaklar ve tuvaletler için işletmeciler kesenin ağzını açmalıdır diye düşünüyor ve zaman zaman yöneticilerin denetim amaçlı tesisleri gezip eksik konularda müstecirleri uyarmasında fayda var.

Son olarak, Zeyve Pazarı’nda, yöredeki keçi haklarını savunan ve keçilerin çoğalması için çaba sarf eden bir yazar olarak ağız tadı ile keçi etinden yapılmış bir sac kebabı yiyemediğimi söylemeliyim. Ayrıca sac kebabı severlerin de kalitenin korunması adına titizliklerini kebapçılara söyleyerek kalitenin korunması adına dillendirmelerinin bir zorunluluk olduğunu hatırlatırım. 16.10.2018 Hasan ŞİMŞEK

YORUM EKLE

banner284

banner285