“BAL GIBI OLUR!”

Ve tartismanin boyutu da:

Türk Tipi Baskanlik Sistemi olmaz…

Yaklasimina karsi,

Türk Tipi Baskanlik Sistemi, “bal gibi olur,” noktasina geldi.

Gelinen noktada,

Türk Tipi Baskanlik Sistemi ekseninde,

Günlerdir konusulan,

Eski Cumhurbaskaninin, yeni Cumhurbaskanina;

Yeni Cumhurbaskaninin da, eski Cumhurbaskanina karsi oldugu ortaya çikmis mi oldu?

Bu gelismelere bakarak: sonucun ne olacagini simdiden kestirmek zor, denilebilir.

Ancak gelismelere baktigimizda;

1150 odali sarayda yasayan ve bu sarayi bir külliyeye dönüstürecegini söyleyen yeni Cumhurbaskani,

Yine meydanlara çikarak;

Sinirlanmayan ve denetlenmeyen bir güce sahip olmak için;

400 milletvekili seçilmesini,

Yeni bir anayasa hazirlanilmasini,,

Türk Tipi Baskanlik Sistemini kurulmasini,

Istiyor.

Cumhurbaskani böylece;

Kurtulus Savasiyla fiilen; 1 Kasim 1922 tarihinde de hukuken ulusun eline geçen “egemenligi,”

Eline geçirmeyi,

Bu egemenlik araciyla da, yatip kalkip söyledigi,

Türkiye’yi yeniden yaratarak,

Buna da “Yeni Türkiye!” yi ben kurdum diyerek;

Bir “Ak Hanedanlik” olusturmayi mi planliyor?

Günlerdir ve saatlerdir Meclis’te tartisilan,

“Iç Güvenlik Paketi”nin çikarilmak istenilmesi:

Dindar bir nesil yaratilmanin yani sira;

Basina polis coplarinin vurulmasina, toma sularinin ve can alici gazlarin sikilmasina,

Özgürlüklerinin yargi karari olmadan keyfice sinirlandirilmasina boyun egecek,

Itaatkâr ve kanaatkâr bir toplum olusturmak midir?

Bu gelismeler nedeniyle,

Aklima takilan soru:

Kurulacak olan bu Türk Tipi Baskanlik Sistemi ile

Cumhurbaskani, kendi gelecegi için dikensiz bir gül bahçesi,

Ya da,

Milletin esenlik ve erinç içinde varligini sürdürecegi bir gelecek mi istiyor?

Acaba hangisi?

+

Imrali, PKK’ya “Yaz aylarinda kongre toplayip silah birakma kararini alma” çagrisini yapti.

Kongre ya toplanir; ya da toplanmaz…

Kongre toplanirsa; silah birakma karari ya alinir, ya da alinmaz.

Yanlis anlasilmasin, kongrede alinmasi istenilen karar: silahlari teslim etme degil, birakilmasi.

Ben, PKK’nin silah birakacagina inanmiyorum.

Bekleyip, görelim.

+

Cumhurbaskaninin, her ortamda, Merkez Bankasi Baskani Erdem Basçiya;

“Faizleri düsür”

“ Vatani satmak, yüksek faizle olur!”

“Bize karsi bagimsiz olma mücadelesi veriyorsun da baskalarina karsi bagimliligin mi var?”

Seklinde yaptigi her söylemi sonrasinda dolar, olaganüstü yükselmektedir.

Acaba Cumhurbaskani, Merkez Bankasi Baskani Erdem Basçi ile birebir görüsüp, isteklerini bildirse ve durumu karsilikli olarak ele alsalar ve çözüme ulassalar da dolar böyle yükselmese daha iyi olmaz mi? diyorum…

Dolarin yükselmesinden, her zaman oldugu gibi yine halk kaybediyor; acaba kimler kazaniyorlar? 

YORUM EKLE

banner284