banner358

KMÜ’de Spor Ögrencilerine Kariyer Paneli

Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Beden Egitimi ve Spor Yüksekokulu ile Spor Bilimleri Dernegi isbirliginde gerçeklestirilen 7. Ulusal Spor Bilimleri Ögrenci Kongresinin ilk gününde kariyer yolculuklari konusunda paneller düzenlendi.

KMÜ’de Spor Ögrencilerine Kariyer Paneli

Usta Isimler Deneyimlerini Gençlerle Paylasti
Kongre açilisinin ardindan gerçeklestirilen ilk panelde Prof. Dr. Füsun Öztürk Kuter, Prof. Dr. Yavuz Taskiran, Prof. Dr. Gazanfer Dogu, Prof. Dr. Azmi Yetim ve Prof. Dr. Hasan Kasap gençlerle kendi deneyimlerini paylasti.
“Spor, ciddi ve bilimsel bir istir”
Panelin oturum baskanligini yürüten Prof. Dr. Füsun Öztürk Kuter, kendisinin atletizm yaptigi ve voleybol oynadigi dönemde sporun ciddi ve bilimsel bir is oldugunu anlayarak spor bilimlerine yöneldigini söyledi. Prof. Dr. Kuter, beden egitimi ögrencilerinin olumsuz imajlarini düzeltmeleri için ise daha dikkatli davranmalari gerektiginin altini çizdi. Ardindan Kuter, panelin ilk konusmacisi olan Prof. Dr. Yavuz Taskiran’a söz verdi.
“Spor bilimlerinde çalisanlar multidisipliner olmali”
Prof. Dr. Yavuz Taskiran, spor akademisine yedek listeden girdigini ve hiçbir zaman akademik kaygiyla çalisma yapmadigini vurguladi. Hentbol oynamanin yani sira 35 farkli federasyonda görevler aldigini dile getiren Taskiran, kendisinin motor meraki oldugunu ve spor bilimlerinde çalisanlarin mutlaka multidisipliner yaklasim sergilemesi gerektigini belirtti. Meslek hayati boyunca yasadigi ilginç olaylari da ögrencilerle paylasan Prof. Dr. Taskiran, sevdigi ise kendini adamanin önemine dikkat çekti.
Yasar Dogu’nun Gölgesinde
Panelin ikinci konusmacisi olan Prof. Dr. Gazanfer Dogu ise “Milli güresçi Yasar Dogu’nun oglu olarak o ismin baskisi altinda büyümüs, kendisinden beklentiler hep yüksek olmus birisiyim.” seklinde konustu.
Hayatini babasinin ismiyle degil, kendi alin teriyle kazanmaya çalistiginin altini çizen Gazanfer Dogu, gerek Gazi Egitim Enstitüsü Beden Egitimi ve Spor Bölümüne kaydolurken gerekse Milli Egitim Bakanligi yurt disi bursunu alirken hep sinavlarda basari göstererek bunlari kazandigini ifade etti.
ABD’de yaptigi doktora tezini Amerikali deneklerle degil de Türk gençleriyle çalisarak Türkiye’de ilk kez vücut yag ölçümü formülünü gelistirdigini söyleyen Dogu, “Türkiye için bir sey yaptigimdan dolayi memnunum.” seklinde konustu.
“Az efor sarf ederek beles diploma almayi düsünmeyin”
Gençlere tavsiyelerde de bulunan Gazanfer Dogu, “Az efor sarf ederek beles diploma almayi düsünmeyin. Kendinizi çesitlendirin. Maalesef Türkiye’de herkes yaptigi bir seye karsilik para beklentisi içerisinde. Halbuki mesela Olimpiyat organizasyonlarinin %60’i gönüllülerden olusuyor. Çünkü gönüllüler kaliteli hizmet veriyor. Öncelikle maddi karsilik beklemeksizin bir isi yapin, maddi gelir muhakkak gelecektir zaten. Çünkü gelismis ülkelerde piyasa, kendi kalite kontrolünü yapiyor.” dedi.
Prof. Dr. Gazanfer Dogu, yurtdisinda oldugu gibi Türkiye’de de yaygin sporun yavas yavas belediyelerin sorumluluguna geçtigini söyleyerek “Biz hiç bu kadar kosu yollari, yürüyüs parkurlari görmemistik.” dedi.
Dogu, spor okullarindaki egitim programlarinin çesitlendirilmesiyle mezunlarin ileride daha rahat is bulabilecek konuma gelebileceklerini ifade etti. 657 Sayili Devlet Memurlari Kanununda spor bilimi sinifi bulunmadiginin da altini çizen Dogu, mezunlarin su an sadece ögretmen olabildiklerini, bunun da bir haksizlik oldugunu söyledi.
“Spor Sahipsiz”
Panelin bir diger konusmacisi olan Prof. Dr. Azmi Yetim, Türkiye’de Il Saglik Müdürlerinin doktor kökenli, Il Milli Egitim Müdürlerinin ögretmen ve Il Müftülerinin diyanet kökenli olmasina ragmen Il Gençlik ve Spor Müdürlerinin, hatta spor genel müdürleri, müstesarlar ve bakanlarin çogunlugunun spor kökenli olmamasini elestirdi.
“Meslegimiz siyasi anlamda sahipsizdir.” diyen Prof. Dr. Yetim, “Türkiye’de din egitimi ve spor egitimi geregi gibi yapilsaydi ülkemiz bugün daha farkli olurdu.” seklinde konustu. Türkiye’de sporun gelisememesini bu meslege kadin eli ve anne eli degmemesine baglayan Yetim, en büyük vatanseverligin de isini iyi yapmak oldugunu kaydetti.
Spor bilimleri alaninda yasadiklari zorluklara da deginen Prof. Dr. Yetim, 1989 yili kasim ayinda Gazi Üniversitesi Beden Egitimi ve Spor Anabilim dalinda ilk doktora programinin açilmasina kendilerinin önayak oldugunu belirtti. 1992 yilinda çikan ve Türkiye’de 400’ün üzerinde fakülte ve yüksekokul kurulmasini öngören yasayla Gazi Üniversitesine bagli Beden Egitimi ve Spor Bölümünün yüksekokula dönüstürülmesinde yine kendi çabalari oldugunu açiklayan Prof. Dr. Yetim, böylelikle Türkiye’de beden egitimi alaninda ilk yüksekokulun açilmis oldugunu dile getirdi.
“Akademisyenlik dünyanin en onurlu isidir”
Prof. Dr. Yetim, akademisyenligin dünyanin en onurlu isi oldugunu kaydederek “Akademisyen; görevini yaptiktan sonra isine karisilmayan, sürgün yemeyen, hesap vermeyen, kimseye boyun egmeyen, özgür düsünendir. Dünyada üniversiteler kadar toplumun önünü açan kurum; üniversite hocalari kadar okuyan, arastirma yapan, üreten baska insan yoktur. Akademisyen olmak vatanseverligi, yenilikçiligi, milletini ve insanligi sevmeyi gerektirir. Bilim adami olmak ayricalik, spor adami olmak bir kat daha ayricaliktir.” dedi.
“Kimsenin sizi bulmasini beklemeyin, siz kendinizi gösterin”
Panelin son konusmacisi olan Prof. Dr. Hasan Kasap ise çocuklugunun köy yerinde çobanlik yapip çelik çomak oynayarak dogal spor kosullari içerisinde geçtigini belirtti. Babasinin yaptigi tütün ameleligi isini kendisinin de yapmamak ve geçimini farkli yollardan kazanmak için okumayi tercih ettigini ifade eden Prof. Dr. Kasap, zorlu okuma mücadelesini gençlere anlatti.
Prof. Dr. Kasap, “Benim bir hedefim vardi ve hep onun pesinden kostum. Kimsenin sizi bulmasini beklemeyin, siz kendinizi gösterin.” diye konustu. Ögrencilerden gelen bir soru üzerine ise Prof. Dr. Kasap, Türkiye’de spor bilimlerinin akademik anlamda hak ettigi yerde oldugunu, ancak bürokratik anlamda bunun böyle olmadigini dile getirdi.
“Mahrumiyetten mahrum bir nesil yetistirdik”
Konusmalarin ardindan, Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen söz alarak panelistlerin anlatimlarini dinlediginde kendi okuma serüveniyle çok büyük benzerlikler gördügünü kaydetti.
Prof. Dr. Gökmen, “Bizler çok mahrumiyet yasadik. Iyi ki de yasadik, çünkü mahrumiyetler bize ciddi deneyim kazandiriyor ve bazi seylerin kiymetini biliyoruz. Fakat bizim yasadiklarimizi yasamasinlar diye mahrumiyetten mahrum bir nesil yetistirdik. Onlar hiç zorluk görmediler ve küçük engeller karsisinda dagiliyorlar.” seklinde konustu.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285