CHP Il Baskani Ertugrul: Biz Bayramlarimiza Sahip Çikacagiz”

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami nedeniyle Cumhuriyet Halk Partisi Il Teskilati Cumhuriyet Parki’ndaki Atatürk anitina çelenk koyup saygi durusunda bulundu.

CHP Il Baskani Ertugrul: Biz Bayramlarimiza Sahip Çikacagiz”
banner308

Burada bir konusma yapan CHP Il Baskani Ahmet Ertugrul, “Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaslarinin, bagimsizligina, özgürlügüne kavusturdugu, çocuklarina gençlerine bayram armagan ettigi Türkiye Cumhuriyetine yazik ki günümüzde Ulusal Egemenlik yerine tek adam diktasi pesinde kosanlar ve kindar gençlik yetistirmek isteyenler tarafindan çagdas uygarlik yolundan çevrilmek istenmektedir. Bu süreçte bizim gündemimiz Ulusal Egemenlik Akp’nin gündemi ise tek adam egemenligidir. Ama dost düsman herkes bilsin ki Yüce mecliste ‘’Egemenlik Kayitsiz Sartsiz Milletindir.’’özdeyisine baka baka tek adam diktatörlügü pesinde kosanlar,1923 yilindan beri ülkemizde esen demokrasi, özgürlük ve bagimsizlik rüzgârinin coskusuyla hayal kirikligina ugrayacaklardir. Her ne kadar bugün Ilimizde yapilan çelenk koyma töreninde Devletimizin Valisi, Belediye Baskani bulunamadilarsa da! Biz, meclisin iradesini, Ulusal Egemenligi her türlü iradenin üstünde tutacak, Akp’nin tek adamlik dikta arayisina dur diyecek, dün oldugu gibi bugünde yarinda Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramini gururla onurla kutlayacagiz. Basta Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaslarini, Sehitlerimizi ve Gazilerimizi sükranla aniyor, saygilar sunuyorum” dedi.
CHP Gençlik ve Kadin Kollari adina konusan Selman Ak’da, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami'nin halkimizla beraber kutlanmasina her zamankinden fazla ihtiyaç vardir. Demokrasiye, tam bagimsizliga, insan haklarina, barisa ve özgürlüge olan inancimizi güçlü sesimizle alanlarda duyuracagiz. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK'ün dedigi gibi;''Bütün cihan bilmelidir ki, artik bu milletin basinda hiç bir kuvvet yoktur, hiç bir makam yoktur. Yalniz bir kuvvet vardir. O da milli egemenliktir. Yalniz bir makam vardir. O da milletin kalbi, vicdani ve mevcudiyetidir.'' 23 Nisan, kurtulus ve bagimsizlik savasinin milli bir meclis yönetiminde kazanilmasi mucizesidir.23 Nisan, egemenligin kayitsiz sartsiz millete ait oldugunun tescilidir. 23 Nisan Ulusal tarihimizde büyük bir dönüm noktasi ve Türk ulusunun kendi bagimsizligini eline aldigi gündür. Egemenligin kayitsiz, kosulsuz ulusa ait oldugu bu yeni yönetim biçimi, Türkiye Cumhuriyeti'ne yurttaslik bagi ile bagli olan herkese birey olma olanagi saglamis ve bunun sorumlulugunu da yüklemistir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayrami, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atildigi egemenligin ilan edildigi ve Büyük Önderimiz Atatürk’ün çocuklarimiza ve hatta dünya çocuklarina armagan ettigi tek çocuk bayramidir. Ne yazik ki geldigimiz bugünde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramimizin, Ulusal Egemenlik kismi, millet iradesini temsil eden Milletvekillerimizin tutuklulugu nedeniyle demir parmaklar ardinda kalmistir. 23 Nisan 1920' de, düstügü tehlikeli durumdan vatani kurtarmaktan baska düsüncesi olmayan, bu bir avuç vatansever tarafindan kurulan Ulusal Meclisimiz, Ulusumuzun geçirdigi o 'olmak yada olmamak' arasindaki tarihsel gerilim sürecinde basari ile islevini yerine getirmistir. TBMM, o dönemde öncelikle Vatan'in düsman isgalinden kurtarilmasinin önderligini yapmis. 600 yillik Osmanli Devlet gelenegi olan Istanbul Hükümetinin göze alamadigi Milli Mücadeleyi, arkasindaki halk gücüne dayanarak göze almis ve basarmistir. TBMM' ne bu mücadele gücünü veren arkasindaki millet destegidir. TBMM' nin, ülkeyi, birçok isbirlikçi hainlere ragmen mücadele ederek düsman isgalinden kurtarmistir. Büyük Zaferden hemen sonra, savasin, galibi olarak yapilan görüsmeler sonucu Bagimsizlik ve Egemenligimizin bütün dünyaca taninmasi anlamina gelen Lozan Baris Anlasmasi imzalanmistir. Sira halkin egemenligi olan Cumhuriyeti' nin kurulmasi gelmistir. Büyük bir cosku ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulmasina karar verilmistir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduktan sonrada, bu yeni kurulan Türk Devletini, çagdas bir ülkenin standartlarina getirecek devrim yasalarini çikartmistir. TBMM bu dönemde bütün ulusa, Atatürk ilkelerini ve devrimci ruhu yansitmistir. Bütün ülke ve millet adeta bu yolda seferber olmustur. Egitimden hukuka, kilik kiyafetten kültür ve sanata kadar her alanda atilim ve devrimler gerçeklestirilmistir. TBMM, bu geçen süre içerisinde pek çok güçlüklere ragmen tüm kurum ve kurallariyla yerlesmis, ve Türk Ulusu ile birlikte, ATATÜRK Ilke ve Devrimlerini, Cumhuriyetin temel niteliklerini özümsemisti TBMM geçirdigi bu çetin dönemde bile, içerisinde muhalefetin olusabildigi, demokrasinin geregi olan denetim ve tartisma zemininin yesertildigi, Çok Partili Dönemin tohumlarinin atildigi bir demokratik iklim olusturmustur. Bütün Modern Demokrasilerde oldugu gibi bizim rejimimizin de temeli olan Kuvvetler Ayriligi ilkesine göre Yasama-Yürütme-Yargi birbirinden bagimsiz ve birbirini denetleyen erklerdir. Yasama erkini olusturan Meclisler, halkin seçtigi üyelerden meydana gelmeli ve halkin bütün kesimlerini temsil etmelidir. Ancak bu sekilde halkin kendi kendini yönetmesi saglanmis olacaktir. Çok partili döneme geçildikten sonra Parlamenter sistem, baslangicindan itibaren Parti liderinin sultasi sonucu gerçek denetim ve yasama islevini zaman zaman yitirmistir. Günümüzde, Ülkemizin geldigi son durumda ise, TBMM'nde çogunluga sahip Iktidar parti lideri, sadece, yürütmeyi olusturan hükümetin Basbakani degil. Dudaklarindan dökülen her söz, TBMM'nce kanun kabul edilmektedir. Bu dönemde, Iktidarin ve idarenin uygulamalari TBMM denetiminin disinda kalmistir. Su anda Türkiye gündeminde olan Anayasa degisikligi ile yapilmak istenilen ise Yargi denetimini etkisiz hale getirip, iktidari ve parti liderini kontrolsüz bir güç haline getirmektir. Böyle bir rejimin sadece adi Cumhuriyet kalacaktir. Günümüzde Seçimlerde uygulanan seçim barajlari nedeniyle, ülkedeki egilimler tam olarak mecliste temsil edilememis ve alinan oy oraninin çok üzerinde TBMM' inde Milletvekili çogunlugu getirmistir. Bu nedenle halkin çogunlugunu temsil etmeyen, ancak TBMM'nde ekseriyete sahip Iktidar ortaya çikmistir. Yasama denetimini etkisiz hale getiren Iktidar, Yargi denetiminden de kurtulmayi kendisine hedef almistir. Bunun için yargi denetiminden kurtulmak için kendi yargisini, kendi Mahkemesini, kendi hâkimini kendisinin seçebilecegi bir düzenleme getirmek istemektedir. Bu Ülkede baris ortamini en çok isteyen bizleriz kapali kapilar ardinda terör örgütü ile yapilan görüsmeler verilen ödünlerden halkimizin ve hatta TBMM nin haberi ve bilgisi yoktur burada da meclis iradesi yok sayilmaktadir, bizler Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde yasayanlar hepimiz kardesiz ve kardes kalmaya devam edecegiz. Bugünü bayram olarak kutlayan gelecegimizin garantisi sevgili çocuklarimiz, sizlere daha aydinlik daha çagdas bir ülke birakmaya söz veriyoruz. Bu bizim sizlere ve bu ulusa, bu vatana karsi olan sorumlulugumuzdur. Bu sorumlulugumuzun bilincinde, var gücümüzle çalisacagiz. Sizlerde sizden sonraki kusaklara devraldiginizdan daha çagdas ve daha aydinlik bir ülke birakmak için çalismalisiniz. Bu ancak, kendinizi, çagdas bilimle donanmis, kültürlü, hür bir fert olarak yetistirmenize baglidir. Demokrasinin sadece fert olma bilincine erismis toplumlarda yasayacagi unutulmamalidir. Basta çocuklarimiz olmak üzere Tüm halkimizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramini kutlar, nice bayramlar dileriz” dedi.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285