banner358

KMÜ’de Türkiye ve AB Iliskileri Konusuldu

Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) ve Ankara Üniversitesi isbirligi ile Jean Monnet Konferans Dizisi kapsaminda ‘Türkiye ve AB Iliskilerinde Yeni Gündem’ konulu konferans düzenlendi. KMÜ Iktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi Karamanoglu Mehmetbey Konferans Salonunda gerçeklestirilen konferans Türkiye-AB iliskilerini anlatan sinevizyon gösterimi ile basladi.

KMÜ’de Türkiye ve AB Iliskileri Konusuldu

Oturum baskanligini Iktisadi ve Idari Bilimler Fakültesi Dekani Prof. Dr. Osman Çevik’in yaptigi konferansa KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Belgin Akçay, Avrupa Birligi Bakanligi Müstesar Yardimcisi Özlen Kavalali, Ekonomi Bakanligi Müstesar Yardimcisi Cemalettin Damlaci, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinden Prof. Dr. Tugrul Arat, akademik ve idari personel ile çok sayida ögrenci katildi.
Konferansin açilis konusmasini yapan Prof. Dr. Belgin Akçay, Türkiye ve AB iliskilerinin bilimsel düzeyde tartisilmasi ve degerlendirilmesi amaciyla üniversitelerde konferanslar düzenlediklerini dile getirdi. Prof. Dr. Akçay, konferansin konulari hakkinda bilgiler vererek, ‘Türkiye-AB Iliskilerinde Vize ve Geri Kabul, Yeni Nesil Ticaret Anlasmalari, Türkiye-AB Iliskilerinde Yeni Dönem Gelismeleri’ basliklari hakkinda kisa bir degerlendirme yapti.
“Üniversiteler hayalleri ve idealleri olan bir nesil yetistirir”
Prof. Dr. Belgin Akçay’in ardindan KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen kürsüye çikti. Rektör Gökmen, bir ülkenin veya bölgenin kalkinmasinda en önemli etkenin nitelikli eleman yetistirilmesinden geçtigini belirterek, “Nitelikli bireylerin yetistirilmesi konusunda akla gelen ilk kurum üniversiteler olmaktadir. Üniversitelerin temel görevi nitelikli, katma deger üreten, hayalleri ve idealleri olan, dinamik bir nesil yetistirmektir.” dedi.
Üniversiteleri gelismis ve iyi olan ülkelerin dünyada hizla gelistigini ve kalkindigini söyleyen Prof. Dr. Gökmen, “Bizler de Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesinin iyi bir üniversite olmasi için canla basla çalisiyoruz. Ülkemizin ve dünyamizin gündemindeki konulara yabanci kalmayip gündemi takip etmemiz gerekiyor. Bu amaçla düzenlenen bu konferansin da gençlerimiz açisindan faydali geçecegini umut ediyorum.” seklinde konustu.
“Türkiye, aday ülkeler arasinda Schengen vizesi uygulanan tek ülke”
Avrupa Birligi Bakanligi Müstesar Yardimcisi Özlen Kavalali, Türkiye-AB iliskilerinde vize ve geri kabul konularini anlatarak, Türkiye AB iliskilerinde en önemli sikâyetlerden birisinin AB ülkeleri tarafindan Türk vatandaslarina uygulanan vize oldugunu söyledi. AB üyesi ülkelerin kendi aralarindaki dolasimlarini kolaylastirmak amaciyla Schengen anlasmasini yaptigini ifade eden Kavalali, “AB üyesi ülkeler kendi aralarinda ticari dolasimi serbestçe uygulamak ve hiçbir engele takilmadan gerçeklestirebilmek amaciyla bu uygulamaya geçtiler. Fakat Türkiye, AB’ye aday ülkeler arasinda vatandaslarina Schengen vizesi uygulanan tek ülke konumunda.” dedi.
Geri kabul anlasmalari hakkinda da bilgiler veren Özlen Kavalali, geri kabul anlasmasinin sinirlari belirlenmis bir ülkede yasadisi olarak bulunan kisilerin anlasma yapilmis kaynak ülkeye veya en son transit geçis yaptiklari ülkeye geri gönderilmesini düzenledigini söyledi.
“AB’nin Asya Pasifik ülkelerine ilgisi artti”
Ekonomi Bakanligi Müstesar Yardimcisi Cemalettin Damlaci ise yeni nesil ticaret anlasmalari ve Türkiye-AB Gümrük Birligi iliskileri hakkinda sunum yapti. Serbest ticaret anlasmalarinin gelisimi ve degisimi hakkinda da bilgiler aktaran Damlaci, serbest ticaret anlasmalariyla yabanci sermaye yatirimlari alanindaki serbestlesmenin en üst seviyeye çikarilmasinin hedeflendigini belirtti. Damlaci, Asya Pasifik ülkelerinin güçlü bir ekonomik büyüme performansi sergilemelerinin, AB’nin Pasifik ülkelerine olan ilgisini artirdigini da sözlerine ekledi.
Damlaci, Türkiye ile ABD arasinda yapilacak olan serbest ticaret anlasmasina da degindi. Yapilacak olan serbest ticaret anlasmasi ile ticaretin ve ekonomik hayatin büyümesi, istihdamin arttirilmasi, hizmet ticareti ve kamu alimlarinda yeni pazarlarin açilmasi gibi amaçlari bulundugunu belirten Damlaci, “Türkiye ve ABD arasindaki siyasi, ticari ve ekonomik iliskilerin gelismesine bagli olarak pek çok görüsme yapiliyor. Anlasma sürecinin olumlu sonuçlanmasi için her iki tarafin da katkisi çok önemlidir.” dedi.
“Türkiye, AB’yi önce halk olarak benimsemeli”
Prof. Dr. Tugrul Arat da Türkiye-AB iliskileri hakkinda genel bir degerlendirme yapti. Türkiye’nin her zaman AB’ye entegre olabilmek amaciyla görüsmelerde bulundugunu hatirlatan Prof. Dr. Arat, “Türkiye, sadece ekonomik veya diger hususlar için degil AB’nin bir parçasi olmak için çaba göstermistir. Türkiye gerekli sartlari yerine getirdigi takdirde elbette ki AB’ye girecektir. Fakat eger belirtilen kriterlere uyulmaz ve yerine getirilmezse üyelik süreci uzamaya devam eder. Önemli olan Türkiye’nin AB’ye üye olmak istiyorsa bunu devlet olarak degil, halk olarak benimseyebilmesidir. Halk Avrupalilik bilincine sahip olmali.” seklinde konustu.
AB’ye girmek isteyen ülkelerin hukukun üstünlügünü tanimis ve buna uygun hareket etmek zorunda olduklarini vurgulayan Prof. Dr. Arat, “AB, çogulcu ve katilimci bir demokrasi anlayisini benimseyen, hukukun üstünlügü sistemine dayali, insan haklarina saygili ve sahip çikan bir kurumdur.” dedi.
Yapilan konusmalar ve sunumlardan sonra konusmacilarin dinleyenlerin sorularini yanitlamasiyla konferans sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285