banner358

Baskentte Türk Dili Ve Karaman Tarihi Paneli

Karamanlilar Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi tarafindan 08-11 Mayis tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde gerçeklestirilen Baskentte Karaman Tanitim Günleri’nin üçüncü gününde Karamanoglu Mehmetbey Üniversitesi (KMÜ) Edebiyat Fakültesi ögretim üyeleri tarafindan “Türk Dili ve Karaman Tarihi” konulu panel düzenlendi.

Baskentte Türk Dili Ve Karaman Tarihi Paneli

Karaman Valisi Murat Koca, Karaman Eski Valisi Halil Nimetoglu, Atatürk Kültür Merkezi Baskani Prof. Dr. Turan Karatas, KMÜ Rektörü Prof. Dr. Sabri Gökmen, Karamanlilar Yardimlasma ve Dayanisma Dernegi Baskani Veli Bozkir ile çok sayida dinleyicinin katildigi panelin baskanligi Tarih Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Mercan yapti.
Doç. Dr. Mercan, konusmasinin basinda KMÜ Edebiyat Fakültesi hakkinda bilgi vererek fakültede 30 ögretim üyesi ve 40 arastirma görevlisinin yer aldigini söyledi. Fakültede Karaman edebiyatina iliskin gerçeklestirilen projelere de deginen Mercan, “Karamanli Sairler ve Yazarlar” ile “Türk Siirinde Karaman” konulu projelerden söz etti.
“Karaman, Yesevi dervislerinin ilk durak yerlerindendir”
Panelin ilk konusmacisi olan Türk Dili ve Edebiyati Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Yasemin Akkus, Karamanli sairler ve yazarlari mercek altina aldi. Yrd. Doç. Dr. Akkus, Karaman’in tarihte en parlak dönemini Karamanogullari Beyligi zamaninda yasadigina vurgu yaparak “Karaman tarihi, müstesna bir degere sahiptir ve Orta Asya’daki Yesevi dervislerinin ilk durak yerlerindendir. Özellikle 13. ve 14. yüzyillarda gelisen Türk edebiyatina pekçok Karamanli sair yön vermistir.” seklinde konustu.
Yrd. Doç. Dr. Akkus, Karamanli sairler ve yazarlar hakkinda bilgi vererek Eski Türk Edebiyati dönemine ait 35, Halk Edebiyati dönemine ait 91 ve Yeni Türk Edebiyati dönemine ait 11 Karamanli sair ve yazarin bulundugunu söyledi.
Eski Türk Edebiyati devri sairlerinden Sultan Veled’in özellikle ele alinmasi gerektigini kaydeden Yrd. Doç. Dr. Akkus, “Sultan Veled, hem iyi bir sair, hem Mevleviligi günümüze kadar tasiyan bir âlimdir.” dedi. Akkus, Sems-i Tebrizi’nin söyledigi “Allah bana iki sey bahsetti. Biri basim, öbürü sirrim. Basimi Mevlana’ya bagisladim, sirrimi Sultan Veled’e.” ifadesini aktararak Sultan Veled’in siirlerinin önemine dikkat çekti.
Halk Edebiyati devri sairlerinden Yunus Emre’nin Türk edebiyatinda ayri bir yeri oldugunu kaydeden Akkus, kendisinin üç ay önce Karaman’a gelerek Yunus Emre’nin kabrini ziyaret ettigini belirtti ve “Gönlüm, ruhum bana Yunus Emre’nin Karamanli oldugunu söylüyor.” seklinde konustu.
“Stanbulum, Karamanim, diyar-i milket-i Rumum”
Karamanli sairler ve yazarlarin yani sira Türk siirinde Karaman’in da ele alinmasi gerektigini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Akkus, Kanuni Sultan Süleyman’in Hürrem Sultan’a yazdigi “Stanbulum, Karamanim, diyar-i milket-i Rumum / Bedahsanim ve Kipçagim ve Bagdadim, Horasanim” misralarindan, Karaman’in o devirde ne kadar önemli bir sehir oldugunun anlasildigini dile getirdi.
Karaman ve Türkçe
Panelin ikinci konusmacisi olan Türk Dili ve Edebiyati Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Idris Nebi Uysal ise ‘Karaman ve Türkçe’ baslikli sunumunda Karaman’i diger sehirlerden ayiran özelligin, Türkçenin önemli isimlerini yetistirmesinde gizli oldugunu belirtti.
Karaman ile Türkçe arasindaki çagrisimin Karamanoglu Mehmet Bey ve Yunus Emre ile yakindan iliskili oldugunu kaydeden Yrd. Doç. Dr. Uysal, ilk olarak Karamanoglu Mehmet Bey’in 13 Mayis 1277’de Konya’da yayinladigi fermana degindi. Fermanin ilk kez Ibni Bibi’ye ait Farsça ‘Selçukname’ adli eserde yer aldigini kaydeden Uysal, “Mehmet Bey, fermandan alti ay sonra öldürülmüs ve Selçuklu saraylarinda yeniden Farsçaya dönülmüstür. Ancak fermanin etkisi bence ortadan kaybolmamis ve ferman bir çigir açmistir. Çünkü o tarihten sonra Türkçe çok ciddi eserler verilmeye baslanmistir. Bunun da en güzel örneklerini Yunus Emre, Âsik Pasa, Gülsehri gibi sairlerin eserleri olusturmaktadir.” seklinde konustu.
“Yunus Emre, varlikli ve hayirseverdi”
Konusmasinda Yunus Emre’ye de deginen Yrd. Doç. Dr. Uysal, Ahmet Hamdi Tanpinar’in “Yunus, hüviyeti nüfus kagidina sigmayanlardandir.” tespitini paylasarak bu yüzden Yunus Emre’nin çok sayida mezari bulundugunu kaydetti. Yunus Emre’nin yasantisina dair Bektasi gelenegine mensup menkibeler ile Halveti gelenegine mensup menkibelerde farkli tasvirlerin yer aldigina dikkat çeken Uysal, tarihi belgelere göre ise Yunus Emre’nin ‘varlikli ve hayirsever’ bir özellikte oldugunun anlasildigini dile getirdi.
Yunus Emre’nin akinci degil, ekinci bir kültürden geldigini de söyleyen Uysal, Yunus’un halk sairi olmasina ragmen edebiyatimizdaki ilk divani da kendisinin yazdigini belirtti.
KMÜ Edebiyat Fakültesi tarafindan hazirlanan ve önümüzdeki günlerde raflarda yerini alacak olan “Yunus Emre Divani”na da deginen Uysal, 14. asrin sonlari ya da 15. asrin ilk yarisinda kayda alinan Yunus Emre Divani’nin Karaman nüshasini basima hazirladiklari bilgisini vererek Divan’da Risâletü’n-Nushiyye’nin yani sira Yunus Emre’ye ait 218 siirin yer aldigini belirtti.
“Karaman tarihi, 10 bin yil öncesine dayaniyor”
Panelin son konusmacisi olan Tarih Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Kurt ise Karaman tarihi hakkinda dinleyenleri bilgilendirdi. Süleymanhaci köyü sinirlari içerisinde yer alan Pinarbasi Höyük’te yapilan kazi ve arastirmalar sonucu Karaman tarihinin bundan 10 bin yil öncesine kadar gittigini belirten Doç. Dr. Kurt, Karaman Kalesinde yapilan kazi ve arastirmalara göre ise Karaman merkezindeki yerlesimin bundan 4500 yil öncesine gittigini ifade etti.
Anadolu’nun pekçok yerinden kovulan Aziz Paulus’un Karaman’daki Derbe yerlesim yerini üç kez ziyaret ettigini ve burada kabul gördügünü söyleyen Doç. Dr. Kurt, “Yunus’un hosgörüsü bu topraklarda eskiden beri mevcuttur.” dedi.
“Karamanogullarinin Anadolu’nun Türklesmesinde vazgeçilmez bir yeri vardir”
Doç. Dr. Kurt, Karamanogullarinin Nigde ve Sivas’tan Isparta ve Anamur’a kadar uzanan genis bir cografyada hakimiyet kurmalari ve savasçi nitelikte olmalari nedeniyle sinirlari korumak üzere kritik bölgelere yerlestirildigini ve Mogol baskisina karsi durduklarini kaydederek “Karamanogullarinin Anadolu’nun Türklesmesinde vazgeçilmez bir yeri vardir.” seklinde konustu.
“Yunus hala Karaman’da Karamanlilarin sahsinda yasamaya devam etmektedir”
Panelin ardindan söz alan Karaman Eski Valisi Halil Nimetoglu da 1993-1996 yillarinda Karaman’da görev yaptigini ve Karamanlilarin son derece mütevazi ve yardimsever insanlar olduklarini söyledi. Nimetoglu, “Yunus Emre’nin mezarini hiç orada burada aramasinlar. Çünkü Yunus hala Karaman’da Karamanlilarin sahsinda yasamaya devam etmektedir.” seklinde konustu.
Panel, katilimcilara tesekkür belgesi verilmesinin ardindan sona erdi.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285