Vali Kahraman Suriçi Toplantilarina Katildi

Her ay konusunda ve alaninda uzman bir ismi konusmaci olarak davet ederek yillardir “Istanbul Toplantilari” düzenleyen Suriçi’nin bu ayki konugu T.C. Anayasa Mahkemesi Baskani Hasim Kiliç’ti. Eresin Otelindeki toplantiya T.B.M.M Anayasa Komisyonu Baskani Burhan Kuzu, Ak Parti Istanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, AK parti Diyarbakir Milletvekili Cuma Içten ve Ilimiz Valisi Süleyman Kahraman katildi.

Vali Kahraman Suriçi Toplantilarina Katildi
Birçok bürokratin, gazetecinin, yazarin katildigi toplantida ilk sözü Suriçi Grubu Baskani Nedim Abi aldi. T.C. Anayasa Mahkemesi Baskani Hasim KILIÇ’tan önce söz alan Ilimiz Valisi Kahraman konusmasinda hukuk dili ile yasam arasindaki iliskiye dikkat çektigi konusmasinda su ifadelere yer verdi:
 

“Alinyazimizda Karaman’da yasamak, o sehrin ekmegini yiyip, suyunu içmek varmis. Karaman Istanbul’a göre elbette ki çok küçük bir sehrimiz; ama yeri geliyor insan merkezde göremedigini tasradan görme imkânini ve firsatini yakaliyor. Bunu sunun için söylüyorum bir konuda bir adim atarken aslinda bakis açimizin genis olmasi gerekiyor, yasadigimiz hayatin yani sira yasanilan hayati da görmek gerekiyor… Bir anayasa hazirlik süreci yasiyoruz. Ve bugün onur konugumuz Anaya Mahkememizin Degerli Baskani Sayin Hasim Kiliç. Elbette adaletin içerigini, hukuku konusabilmek belli bir bilgi ve birikim istiyor. Biz elbette ki bu konuda Sayin Baskanimiz kadar tecrübe ve bilgi sahibi degiliz; ama bu konudaki izlenimlerimi ve kanaatimi birkaç cümleyle ifade etmek istiyorum. Zaman geçiyor, sartlar degisiyor ama ne olursa olsun insanin adalet ihtiyaci degismiyor. Ve milletimiz bu anlayisla hukukun üstünlügüne her zaman inanmistir. Ama hiç kuskusuz modern dünyada hukuk ve adalet konusunda üzerinde durulmasi, düsünülmesi gereken temel konular var. Bu konulardan biri de yasalarin yasamla olan iliskisini kurmak, hukukun diliyle yasamin dili arasindaki dengeyi saglamaktir. Bu kolay bir is degil elbet. Adaleti belli bir içerige kavusturmak, belli bir içerikle tanimlamak oldukça zor. Bu sadece günümüzde degil, tarih boyunca da böyle olmustur. Yeri geliyor hukuk politize oluyor, yeri geliyor yasamla yasalar arasinda uçurumlar olusuyor. Yeri geliyor hukukun menfaatler ugruna bir araç olarak kullanildigina ve yanlis da olsa kuvvetin, gücün hukuksallastirilmaya çalisildigina sahit oluyoruz. Bütün bunlar, üzerinde uzun uzun konusulmasi, çalisilmasi gereken konular. Ama son yillarda milletimizin siyasal kültüründeki artisin hukuka olumlu yansimalarinin olduguna sahit oluyoruz. Bunun ülkemizin demokratiklesmesi açisindan oldukça önemli oldugunu düsünüyorum. Ülkemizde hukuktaki bir çok aksakligi gidermeye yönelik bir anayasa hazirlik süreci yasaniyor. Ümit ediyorum ki bu süreçte hukuktaki aksakliklar sadece hukukta aranmaz ve yeni yasalar sadece bu dille olusturulmaz. Ümit ediyorum ki hukuktaki aksakliklarin giderilebilmesi için toplumsal bir mutabakatin yani sira; tarihteki hukuktan, hukukun istikbaline, sosyal devlet anlayisindan, hukuk devletine; adaletten, ahlâk duygusuna kadar her kavram, her husus dikkate alinir. Dilegim odur ki yeni anayasamizdaki hukuk diliyle yasamin dili arasinda mesafeler olmaz. Dilegim odur ki “hukukun üstünlügü” kavramini tanimlarken, bu kavramin içini doldururken kâinatta asil olanin insan oldugu, insanin üstünlügü ihmal edilmez. Hukukun asil anlamini ve degerini kazanabilmesi, islevselligi bu dilin saglikli kurulmasina baglidir diye düsünüyorum. Bu konuda onur konugumuz Hasim Bey’in durusunu ve tavrini önemsiyorum. Bir ülkede hukuk olmazsa olmaz; ama sadece hukukla da her sorun çözüme kavusturulamaz. Siyasal çaresizligin, sosyal güvenligin olmadigi bir ortamda elbette ki hukuk kendi basina bir deger olarak yetmeyecektir.”

 

Anayasalarin yönetilen toplumun mutlulugu için yapilmasi gerektigine deginen Anayasa Mahkemesi Baskani Hasim Kiliç ise konusmasinda: “Anayasa mahkemesi, içinde bulundugum 20 yillik süreç içerisinde çok seyler yasadik, gördük, sahit olduk. Geldigim nokta itibariyle gönlümün ferah oldugunu, bugünden sonra artik ayrilsam bile bu mutlulugumun ölünceye kadar bana yetecegini düsünmeye basladim. Simdi kismet olursa tam denk geldi önümüzdeki çarsamba yeniden baskanlik seçimi yapilacak. 4 yillik süreç bitti. Allah bizi herhalde buraya sizlerin duasini almak için gönderdi. Çarsamba günü hayirli bir netice alirsak 65 yasina kadar, bir 3,5 yillik süremiz kaldi onu da tamamlayip sizlere ve gelecek nesillere aydinlik bir ülke birakmanin mücadelesine devam edecegiz. Üyelige seçildigim ilk yillarda Rahmetli Turgut Özal, anayasayi degistirmek istiyoruz bu anayasanin çok kisa öz olmasi gerektigine inaniyorum Sen buna katiliyor musun dedi. Sayin Cumhurbaskanim katilmiyorum dedim. Su anda ki anayasamiz 177 madde. Ben bunun en az 577 madde olmasini istiyorum dedim. Yazili anayasa çok önemli. Canli anayasalar çok önemli. Bu anayasalari hayata geçirecek olan vicdani temiz yargiçlariniz varsa çok da yardima ihtiyaciniz yok aslinda. Bizim asil derdimiz vicdani ön plana çikaran tertemiz yapisiyla sizlere hizmet sunan insanlarin varligina ihtiyacimiz var. Anayasalar niçin yapilir? Anayasalar yönetilen toplumun mutlulugu için, yarinlara ulasmak için yapilir. Iktidarlari sinirlamak için anayasalar yapilir. Bu sadece siyasi iktidar degil, devletin içinde o kadar çok iktidar var ki. Iste onlarin hadlerini asmamalari için anayasalar yapilir. Yaptiginiz anayasalarin geregi olarak tarafli bir norm halinde siz onu topluma sunuyorsunuz tarafsizliktan bahsedemezsiniz. Tarafsiz olan yargiçlarimiz tarafindan bunlar uygulanacak. Bütün amaç insanlik onurunu yüceltmek ise rejimlerin teminati da budur. Artik dünyada hak ve özgürlükler merkezilestigi, ön plana çiktigi bir süreçten geçiyoruz. Bugün Ortadogu’da balkanlarda yasanan olaylarin temelinde hak ihlali var. Bizde ülkemizde bu hak ihlallerini en aza indirebilirsek bu olaylari yasamayiz. Tekrar ediyorum vicdani tertemiz yargiçlarimizla bu toplumu arzu ettigimiz, mutlu olacagi hayat tarzini saglamis olacagiz. Vicdaniniz tek olacak, dogru ne ise onu söyleyeceksiniz. Dil, din irk farki gözetmeksizin, hayat tarzina bakmadan, hakki hukuku neyse onu tespit edecegiz. Idealimiz bu hedefimiz bu, yarginin da yapmasi gereken bu.”ifadelerine yer verdi.
Anayasa Mahkemesi Baskani Hasim Kiliç’a günün anisina, 2 yil önce vefat eden Suriçi’nde olan Sanatçi Nusret Çolpan Bey’in orijinal, “Istanbul Sehri” minyatür tablosu Anayasa Komisyonu Baskani Burhan Kuzu ile Ilimiz ValisiSüleyman Kahraman tarafindan takdim edildi. Ani fotograflarinin çekilmesinin ardindan program sona erdi.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285