TÜRKİYE’Yİ İSTİKRARSIZLAŞTIRMA POLİTİKALARI

Bilindiği gibi Türkiye üç kıtanın ortasında bulunan bir geçiş alanı, bir köprüdür. Yakın çevresindeki ülkelerden kendilerine sığınacak güvenli bir liman arayan insanlar kitleler hâlinde göç ettikleri ülke olarak Türkiye’yi görüyor ve buraya geliyorlar. Bazı göçmenler, sığınmacılar ülkemizi ikinci bir vatan olarak seçerken, bazıları da atlama taşı olarak vatanımızı kullanıyorlar.

Bizim nesil bilir, okullarda bir Göç Yolları Haritası vardı.  Orta Asya’dan dünyanın her tarafına dağılan insanları (Göç Yolları Haritasını),  Anadolu’ya uzanan göç yolunu da hatırlar gibi oluyoruz.

Büyük Selçuklular ile Türklerin Anadolu’ya girişi ve yurt edinmesi ve ülkeye Türkiye denilmesi safhasından sonra, Moğol istilası ve Anadolu’ya dalgalar hâlinde gelen büyük göçler, batıdan Haçlı Seferleri, Anadolu’daki isyanlar, savaşlar Anadolu insanının huzurunu bozan etkenlerden bazılarıdır.

Son yüz elli yıl içinde, Kafkaslardan, Balkanlardan Irak topraklarından savaşlar nedeni ile huzur bulmak için Anadolu’yu vatan seçip gelen insanlar…

Kurtuluş Savaşı sonrası, Balkanlardan, Kafkaslardan, Afganistan’dan, Irak’tan  kopup gelip Türkiye’yi vatan olarak seçen insanların ülkemize bir dinamizm, zenginlik  kazandırdığı inkâr edilemez.

Ülkem adına, beni endişeye sokan, ülkemizin istikrarını bozan, kontrol edilmez ise çok daha büyük felakete sokacak olan güvenlik kaygısıyla dalga dalga komşu ülkelerden gelen sığınmacıların ülkemizde yaratacağı kargaşa ile birlikte sığınmacı kimliği ile ülkeye girmeyi hedefleyen teröristler

Daha açık bir ifade ile ABD’nin komşu ülkelerde ve yapabildiği ölçüde ülkemizde de ciddi anlamda bir istikrarsızlaştırma çabaları net olarak görülüyor.

Ülkemizi tehdit eden en büyük sorun mülteci/sığınmacı sayısında kabul edilebilir derecenin üstüne çıkması ve sosyal yaşamı altüst edecek hâle getirmesidir.

Suriyeli mültecileri kendi topraklarına göndermeyi başaramaz ve yeni göç dalgalarına karşı sınırlarımız koruyamaz isek vay hâlimize.

Yediden yetmişe, en üst devlet kademesinden dağdaki çobana kadar, ülke bütünlüğü için hepimizin çok dikkatli olması gerekir. ABD, 1 Mart Teskeresi’nden sonra Türkiye’de her türlü melaneti açık ve gizli yapmaya devam etmektedir.

Şimdi ABD’nin Afganistan Büyükelçisi olan John Bass, Türkiye’den güle güle gidiniz denilmeyen, ülkemiz içinde ve komşularımızda huzurumuzu bozmak için elinden gelen her türlü kötülüğü ülkesi adına yapan ve yapmayı deneyen bir uzmandır. Her gittiği ülkede kargaşa çıkaran, huzur bozan bir ABD görevlisi idi. Mutlaka ülkemizde ve komşularımızda farklı kimlikle bulunan karıştırıcıların devamı vardır ve olacaktır.

Sonuç olarak, güzel ülkemiz Türkiye’ye sahip çıkarak, vatan toprakları üzerindeki kötü emelleri defedip birlik ve beraberlik içinde bir huzur ortamı sağlayarak her Türk vatandaşı üzerine düşen görevi seve seve yapmalıdır. Su uyur; düşman uyumaz! 15.12.2018 Hasan ŞİMŞEK

YORUM EKLE

banner284

banner285