banner262

KMÜ'de Uyuşturucu Ve Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinde (KMÜ) "Bağımlılıkla Mücadele" konulu eğitim semineri düzenlendi.

KMÜ'de Uyuşturucu Ve Bağımlılıkla Mücadele Eğitimi

KMÜ Bağımlılıkla Mücadele Öğrenci Topluluğu ile Arama Kurtarma Doğa ve Spor Topluluğu (KARDOS) öncülüğünde düzenlenen seminer, Karaman Valiliği Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinatörlüğü Kurulu Uyuşturucuyla Mücadele Eğitim Ekibi tarafından verildi.

Psikolog Hakan Yılmaz ve Psikolojik Danışman Cem Avutmuşlu'nun konuşmacı olduğu eğitimde ilk olarak söz alan Hakan Yılmaz, bağımlılığın ne olduğunu, türlerini, nasıl bağımlı olunur ve bu bağımlılıktan nasıl kurtulunabilir gibi başlıkları ele aldı.

Yılmaz, bağımlılığın ikiye ayrıldığını söyleyerek, "Bağımlılık fiziksel ve psikolojik olarak karşımıza çıkar. Fiziksel bağımlılıkta kişi madde aldığında dopamin salgısı artar ve bunun sonucunda vücut maddeyi bir ihtiyaç olarak algılar. Böylece madde beyni kandırmış olur ve beyin, artık maddeyi sürekli alması gereken bir ihtiyaç olarak kabul eder. Psikolojik bağımlılıkta ise bir süreç söz konusudur; deneme almaçlı olan ilk temas 'özenme, merak, hayır diyememe ve gruptan dışlanma korkusu' ile olur. Kişi kontrolün kendinde olduğunu düşünürken akranlarla madde kullanımı artar ve artık stresten kurtulmak adına madde kullanımı sürekli hale gelmeye başlar. Böylece bağımlılık başlamış olur." dedi.

Bağımlılığın iki önemli kriteri olduğunu ifade eden Hakan Yılmaz, "Birinci kriter, tolerans (direnç artımı). Yani kişinin aynı miktarda madde almasına rağmen zaman içinde aynı etkiyi ve rahatlamayı bulamaması ve madde kullanımını arttırması sonucu karaciğerinde direnç kapasitesinin artmasıdır. İkinci kriter ise madde yoksunluğu. Maddenin düzenli kullanımından sonra azalması yada bırakılması sonucu bedensel belirtilerin ortaya çıkmasıdır." dedi.

"Bir Gençlik Sorunu: Bağımlılık"

Psikolog Hakan Yılmaz'dan sonra söz alan Cem Avutmuşlu ise bağımlılık döngüsü konusunu anlattı. Avutmuşlu, bağımlılık yapıcı maddelerin etkilerinin sadece kişinin kendisiyle sınırlı kalmadığını; ailesi, arkadaş ve iş çevresinin de bağımlı kişinin davranışlarından olumsuz etkilendiğini ifade etti. Bağımlılığın bir gençlik sorunu olduğunu vurgulayan Avutmuşlu, "Bağımlılık yapan maddelere başlama yaşı 12 yaş altında %1,5; 12 ila 17 yaş arası %67; 18 ila 25 yaş arası %26; 25 yaş üstünde ise %5,5'tir. Madde kullanımına başlamada yaygın gözlenen beş risk faktörü ise 'bireysel, akran, aile, okul ve çevresel faktörler'dir." açıklamasında bulundu. Avutmuşlu son olarak, bağımlılık yapan maddeleri ve zararlarını, kullananların kullanma gerekçelerini ve kurtulabilmeleri için nasıl yönlendirilmeleri gerektiğini anlattı.

Program eğitimcilere verilen plaketlerin ardından sona erdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner256

banner259

banner257

banner260