CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin Karaman’daydi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, 28 Subat sürecinde zulüm gören tek kisinin rahmetli Necmettin Erbakan oldugunu söyledi.

CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin Karaman’daydi
Partisinin il kongresine katilmak üzere Karaman'a gelen CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, gündeme iliskin açiklamalarda bulundu. Yunus Emre Konferans Salonu'nda yapilan CHP'nin Il Kongresi'nde konusan Tekin, Basbakan Yardimcisi Bülent Arinç'in 28 Subat süreciyle ilgili yaptigi açiklamalar hakkinda degerlendirmelerde bulundu. Tekin, "28 Subat'ta evet bir magduriyet vardir. Gerçekten millet iradesi gasp edilmistir, buna hiç itirazimiz yok. Ama burada gasp edilen, burada zulüm gören sadece rahmetli
Necmettin Erbakan ve arkadaslariydi. Sayin Arinç ve iktidar yetkililerinin hiçbir tanesi Erbakan'in arkasinda kalmis, durmus degil. Tam tersine Sayin Erbakan'in bir deyimi vardi. Bunu sizlerle paylasmak istiyorum. 'Bunlar 28 Subat ürünü ve kendi mizahi deyimiyle arka kapidan kaçanlarin partisi' demisti. Keske Sayin Erbakan yasadigi dönemde 28 Subat'la hesaplasabilseydik. O zaman daha net anlasilirdi. Erbakan yasarken niçin 28 Subat süreci açilmadi. Onu da sizlerin takdirinize sunmak istiyorum" dedi.
"BU TABLONUN PARLAMENTOYA DA YANSIMASINI ARZU EDIYORUM"
Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, kongreye iktidar ve muhalefet partilerinin temsilcilerinin katilmasindan dolayi mutluluk duydugunu belirterek, bu tablonun parlamentoya da yansimasini arzu ettigini söyledi. Tekin, "Burada farkli siyasi partilerin, farkli sivil toplum örgütlerinin bir arada olmasinin ne kadar önemli oldugunu, Karaman'da nasil bir siyasi iç barisin oldugunun en önemli göstergelerinden bir tanesidir. Umut ediyorum ki Ankara siyaseti de, Karaman'daki bu tabloyu örnek alir diye düsünüyorum" diye konustu.
Siyasetin görünen ve görünmeyen mecralari oldugunu söyleyen Tekin, "Bizi bire bir ilgilendirmese de en çok ilgilendiren gündemi mesgul eden konulardir. Özellikle son 2 yila baktigimizda adeta televizyonlarimiz ve gazetelerimiz her gün sok haberlerle karsi karsiyayiz. Dünyanin olaganüstü dönemlerin yasandigi yerler hariç, dünyada her gün üst üste 5 sok haber görme imkânimiz olmaz. Ama bizim ülkemizde bir algi ve aliskanlik haline geldi. Eger o gün televizyonlarda bir sok haber yoksa sanki hiçbir sey yokmus gibi bizler de bununla geçistirmeye çalisiyoruz. Son 2 yildir ne yazik ki o sok haberlerle karsi karsiyayiz. Iste Balyoz plani, darbe plani sunlar, bunlar tamam. Ülkede hukuk sistemi var. Hukuk zemini içerisinde tabii ki bunlar yürüsün. Ama iktidarin görmesi gereken toplumun asli görevidir. Bunlar öyle her aksam bir dizi gibi tartisilacak konular degil. Eger bir yerde savcilik sorusturma baslatmis ise normal demokratik ve hukukun isledigi bir ülkede o olay tartisilmaz, konusulmaz. Çünkü hukuken bir sorusturma safhasindadir. Sorusturma safhasinda olan bir olayi daha tutuklanmadan, sorusturma baslamadan gazetelerimiz isimleri afise ediyor, yargiliyor, hatta cezaevini tarif ediyor. Simdi böyle bir adalet sistemi olabilir mi? Böyle bir sistemde siz adaletli bir yargilama çikar mi, buna inaniyor musunuz? Mümkün olabilir mi? Bizim burada iktidara çagrimiz su. 2010 yili da dahil olmak üzere CHP'nin 15'e yakin kanun teklifi var. Bu kanun tekliflerinin tamami Evren döneminde getirilen anti demokratik uygulamalar. Diyoruz ki eger gerçekten bu konuda bir rahatsizliginiz varsa darbe konusunda, darbe dönemiyle ilgili gelin bunlari degistirelim. Ama ne yazik ki tamami iktidar tarafindan reddedildi. Genel kurula indirilmedi" diye konustu.
"TÜRKIYE'NIN BIRLIGI VE BÜTÜNLÜGÜ HEPIMIZIN SIYASAL IDEOLOJISININ ÜSTÜNDE OLMALIDIR"
Türkiye'de çok ciddi bir iç baris sorunu bulundugunu ifade eden CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, "Komsu ülkelerimizle çok ciddi sorunlarimiz var. Siz basina, televizyonlara yansimayabilir bunlar. Ama her an, her dakika, her gün komsu ülkelerimizle bir savasa girebilecek durum içerisindeyiz. Bunu Sayin Basbakan, Sayin Disisleri Bakani da çok açik ve net ifade ediyor. Sabrimiz tasti. Geregini yapmazsa, geregini yapariz. Tampon bölge olusturuldu su anda. Yani sinir komsumuz olan Suriye ile aramizda bir tampon bölge olustu. Bu tampon bölge herhalde hepimize çok sey hatirlatir diye düsünüyorum. Tampon bölge Irak'la baslamisti, Saddam döneminde. O tampon bölge sistemi Irak'i parçaladi ve bir buçuk milyon Müslüman insan hayatini kaybetti. Iç baris gelecekti, demokrasi gelecekti. Bunun için yapilmisti. Irak'ta simdi üçe bölünecek söylentileri var. Halen iç baris ve demokrasi gelmedi. O demokrasi ve iç barisi getirecegim diyenler nerede simdi? Petrol kuyularinin üstüne kondular. Sayin Basbakan Arap cografyasini dolasip geldikten sonra 'komsularimizla sifir iliskilerimiz var' dedi. Cumhuriyet Halk Partisi olarak çok mutlu olduk. Komsu ülkelerimizle birbirimize çok benzeyen ülkeleriz. Simdi bu kadar birbirine benzeyen ve kültürel bütünlügü olan ülkelerle böyle bir savasa degecek, husumet hale sokacak durum kimin ne haddinedir. Böyle bir sey olabilir mi? Iran'la bizim ne sorunumuz olabilir. Iran gibi bir ülke Türkiye Basbakanini 24 saat orada bekletti. Böyle bir dis politika anlayisi olabilir mi? Yani kisacasi içerde de, disarida da keske sevgili Basbakan'in ve iktidar yetkilileri söyledigi gibi olsa en çok biz mutlu oluruz. Iç barisimizda da çok ciddi sorun var, dis barisimizda da çok ciddi sorunlar var" dedi.
 
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER