banner339

TÜRSAB Ekim Ayi Dergisinde Karaman’a Büyük Yer Verdi

Karaman Ticaret ve Sanayi Odasi Yönetim Kurulu Baskani Mustafa Toktay, yapmis oldugu basin açiklamasi ile “Mayis ayi içerisinde çalismalarina basladigimiz, Mevlana Kalkinma Ajansi tarafindan onaylanan “Hz. Mevlana’dan Yunus Emre’ye Evrensel Sevgi ve Kültürlerin Kardesligi” konulu proje gezimiz neticesinde, Türkiye Seyahat Acenteleri Birligi (TÜRSAB) Ekim sayisinda KARAMAN’a dergisinde büyük yer verdi” dedi.

TÜRSAB Ekim Ayi Dergisinde Karaman’a Büyük Yer Verdi
Anadolu ’nun Mahçup ve Güzel Sehri Karaman
Yunus Emre’nin, Mevlana’nin Yurdu mu Diyelim? Yoksa Hititler’in, Romalilar’in Selçuklular’in Vatani mi?
Aziz Pavlus’un Ziyaret Mekani mi?
Yoksa, Yilki atlarinin, Yaban Koyunlarinin Diyari mi?
 Karaman Bunlarin Hepsi ve Çok Daha Fazlasi
Anadolu’nun en bereketli topraklarina sahip illerinden Karaman, ayni zamanda, sevginin, hosgörünün, hatta Türkçe’nin baskenti... Evet, Türkçe’nin Anadolu topraklarinda resmi dil ilan edilmesini saglayan ferman Karaman’dan yazilmis. Mevlana annesini bu topraklara defnetmis, Yunus Emre dünyaya sevginin ibadete esdeger oldugunu buradan bildirmis. Karaman, 10 bin yillik tarihi boyunca Hititler’den Romalilar’a Bizanslilar’dan Selçuklular’a kadar pek çok medeniyete ev sahipligi yapmis. Bu nedenle Karaman’in ziyaretçileri, attiklari her adimda yasayan bir tarih kitabinin sayfalarini çeviriyormus hissini yasiyor. Ancak Karaman’in güzellikleri sadece tarihi yapilar ve kültürel miraslarla sinirli degil. Bu güzel ve verimli kent, ayni zamanda bir dogal yasam cenneti. Karaman’in verimli ovalarinda, yemyesil vadilerinde gezinirken, dogada özgürce gezen yilki atlarini, yaban koyunlarini ve kelebek gruplarini görüp fotograflamak mümkün. Karaman, bütün bu özellikleriyle
Anadolu’nun masum ve utangaç güzellerinden birini andiriyor. Çünkü görkemli tarihine, dogal çesitliligine, verimli topraklarina ragmen güzelliklerini pek paylasmamis. Biraz utangaç bir edayla güzelliklerinin kesfedilmesini uzun yillar beklemis. Simdi bu bereketli topraklari ve öyküsünü satirlara sigdirabildigimiz kadariyla anlatacagiz.
“Karaman’in bilinen tarihi 10 bin yil öncesine dayaniyor.”demistik. Bunu, kentin çevresini adeta bir gerdanlik gibi süsleyen höyüklerden anliyoruz. Höyüklerden çikan buluntularin en eskisi M.Ö. 8000 yilina tarihleniyor. Kazi çalismalari sonucu elde edilen çakmak tasi ve obsidyen aletler, pek çok diger tarihi eser gibi Karaman
Müzesi’nde sergileniyor. Üstelik içinde, Neolitik Dönem’e, Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanli imparatorluklarina kadar pek çok döneme ait sayisiz tarihi eserin sergilendigi Karaman Müzesi’ne giris de ücretsiz.
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner284

banner285